| |




 |
|
Washington Square Park’a ait genişletilmiş çalışması ve 1930’ların
çarpıtılmış çıplaklığı üzerine yaptığı çalışmalar ile bilinen Andre
Kertesz foto muhabirliği ve fotograf sanatında sessiz ama önemli bir
etki bırakmıştır.Yetmiş yılı aşkın bir süre esrarengiz ve içine dönük
vizyonu çocukluğunda kendine ait bir dünya yaratmış olmasının ürünüdür
. ABD’de geçirdiği onca yıla rağmen Avrupalı modernist duyarlılığı
onu muhteşem ve hatırlanabilir bir sanatçı haline getirmiştir.
1894 senesinin Temmuz ayında orta sınıf bir ailenin 3 erkek çocuğundan
biri olarak dünyaya geldi . Babasının vefatından sonra girdiği
Macaristan Ticaret Akademisi’nden 1912 senesinde mezun olduktan sonra
, Budapeşte Borsası ’ nda memur olarak çalışmaya başladı . Yaptığı iş
fotograf kariyerinden uzakta bir iş gibi görünsede , ilk fotograf
makinasını almasında kendisine yardımcı olmuştur . 1914 senesinde
Avusturya - Macaristan ordusuna katıldığında fotograf makinasını da
birlikte götürmüştür . Savaş boyu çektiği fotograflar kariyerinde
önemli etkiler bırakmıştır . Diğer fotograf sanatçılarından farklı
olarak Kertesz kavgadan çok uzakta olan askerlerin ve halkın yaşamları
ile ilgilendi . Kimsenin görmediği ya da görmezden geldiklerini
çalışmalarına yansıttı.Kertesz ’ in zekası,önemsiz gibi görünen
detayları kurgulandırıp fotograflamasında gizliydi . Bu farklı
yaklaşım tarzı ve cephenin gerisinde olmanın verdiği düşünceler yeni
icat edilen el kamerasını kullanımına da yansıdı . Tanesini 25 franka
sattığı fotografları ile hayat mücadelesine devam etmeye çalıştı.Bu
esnada “Frankfurter Illustrierte , The Berliner Illustrinte , The
Natıonale de Fıorenza , Souirre , Uhu ve Times ile birlikte çalıştı.
Bir dolu fotografının dergilere satılmış olması , kartpostallarda
basılması , Kertesz ’ in yeteneğini desteklemede yetersiz kaldı .
Savaşta aldığı yaralar ve elindeki negatiflerin ortadan kaybolması onu
1918 senesinde borsa piyasasına geri döndürdü . Yedi yıl boyunca dul
annesine destek olmak amacıyla bu piyasada çalıştı. Ciddi bir
rahatsızlık atlattıktan sonra bohem sanatçıların yaşantılarını
gözlemlemek amacı ile bir süre serbest fotografçı olarak çalıştı .
Düzinelerce Avrupa dergisi için çalışmış olmasına rağmen Kertesz
Paris’i ilham verici ve davetkar buldu . Kısa bir süre içinde Paris
’te yaşayan ünlü sanatçıların portre çalışmalarını yapıp onlarala
tanışma fırsatı buldu , örneğin Piet Mandrian , Marc Chagall ,
Alexander Calder , Constantin Brancusi , Sergei Einstein ve Tristan
Tzara.Paris’te “Distortions” serisinin çalışmalarına başlaması da bu
döneme rastlar.
1927 senesinde,Paris sokakları Kertesz için dikkat çekici hale geldi
ve ilk gösterisini avantgard bir atölyede gerçekleştirdi . Kişiliği ve
kendine has duyarlılığı Paris ’in taş duvarlarına bile kişilik
kazandırmaya başladı .1928 senesinde Leica marka ilk makinası aldı.
1930 ‘ larda Paris ’teki insanları ,onların yaşam alanlarını , ışık ve
gölge oyunlarını dramatik bir şekilde şehir yaşantısı ile birleştirdi
. 1936 senesinde annesinin ölümü sonrası Elizabeth Saly ile evlenerek
New York’a , Keystone ajansı ile çalışma fırsatı bulduğu şehire
taşındı .Vogue , Harper’s Bazaar , Collier’s ve Coronet ile çalışma
frsatını buldu .1944 senesinde Amerikan vatandaşı oldu. Bir yıl sonra
kontratını iptal etmiş olmasına rağmen , savaş alanındaki gelişmeler
Paris’e dönmesine imkan vermedi . Hükümet tarafından düşman muamelesi
görmesi (yıllarca baskılarının engellenmesi) ve kendini kapana
kısılmış gibi hissetmesi , Kertesz ’in ortama ayak uydurmasını
zorlaştırdı .Çalışmalarını gönderdiği “Life” dergisinin editörünün
“fotografalarınla çok fazla konuşuyorsun,bu iş için editörlerimiz
zaten var,fotograflarına ihtiyacımız yok” demesi,yapıtlarına olan
bakış açısını ve anlaşılamamasını da özetler. Savaş sona erdiğinde
Kertesz sanat camiasının desteğini yitirmişti fakat eski performansı
ve alışageldik saygınlığını tekrar kazanana dek ABD ’de yaşamaya devam
etti.
Kertesz çalışmalarında kısa anları görüntüleyip onları zamanın
olmadığı başka bir boyuta taşıdı.Tüm çalışmaları insanlık ve duygu
doluduydu ki bunun arka planında hayatı boyunca yanında taşıdığı
yalnızlığın,gidiş-gelişlerin,terkedilmişliğin etkilerinin olduğu
yadsınamaz.Kertesz hayatın ona sunduğu tüm birikimini fotograflarında
derin anlamlara yükledi. “Broken Bench” adlı çalışmasında kompoze
ettiği koyu bir palto giymiş adamın,kırık bir bankın karşısında
dikilirken o bankın kırık ucunun ilerideki çifti işaret ediyor olması
çalışmalarının arka planında farklı bir mesajın olduğuna örnek olarak
verilebilir.
Yaklaşık yirmi yıl boyunca eserleri New York ’ ta beklediği ilgiyi
görmedi . Modern Sanat Müzesi ’ nin küratörü John Sarkowski 1964
senesinde tek adam gösterisi organize ettiğinde Kertesz ’ in
kariyerinde parlama oldu . Geçen yıllar boyunca fotograf sanatı ABD ’
de ciddi sıçrayışlar yaptı ve Avrupa sanatçılarının ilerleyişi
farkedildi . Bu farkındalık , unutulmuş bir fotograf dehasını halkın
gözünde farklı bir yere getirdi . 1970 ve 1980 ‘ lerde Kertesz
eserleri uluslararası büyük müzelerde Paris,Tokyo , Londra , Stokholm
, Budapeşte ve Helsinki ‘de gösteriliyordu . 1983 tarihinde Fransız
hükümeti Kertesz ’ i “gurur madalyası”ile ödüllendirirken , ilerleyen
senelerde New York ’ taki evinde hayata gözlerini yumdu . Çok az
sanatçı kendi sanatsal ortamına tanıklık etme şansı
yakalayabilmişlerdir . Kertesz , el kamerasının ilk kullanımına
tanıklık etmekle kalmamış , bu alanda derin etkiler de bırakmıştır .
Garip ve tuhaf bir sanatsallık çevresinde maksimım faydayı almış ,
kendini beslemeyi bilmiştir ki bu sebeple de modern fotografçılık onun
sayesinde gelişmiştir.
|
|