BAKIŞ AÇISI
Eğer harika fotograflar çekmek istiyorsanız, çalışacağınız konu
için hazırlanmış olmalı, ve onun tüm potansiyelini keşfetmelisiniz. Bu
tavsiyemizde, fotografçılığın en görmezden gelinen tekniğini ele
alıyoruz: Bakış açısı.
Kaç kere kendinize “keşke biraz daha sola kaysaydım da şu lamba
parlaması görünmeseydi” dediniz? Şüphesiz en az bir kere dediniz.
Doğru bakış açısını yakalama, pek çok fotografçının başarısız olduğu
bir meseledir. Sebep mi? Sebep basit: En iyi bakış açıları genelde en
kötü noktadan yakalanır. Ya burası kuru bir yer yerine nemli bir
yerdir, ya da merdivenlere birkaç basamak daha tırmanmanız
gerekecektir. Bir fotoğrafçı olarak ıslanmaya, çamura bulanmaya karşı
hazırlıklı olmalısınız. Yanınızda eldivenler, kolluklar olsun,
arabanın camını kapatmak işinize yaramayacaktır.
Ve bakış açısı tekniğinin sadece manzara resimlerine uygulanabildiğini
de sanmayın. Ele alınan konu önemli değildir. Bir keresinde
arkadaşımın nikahına o günü fotograflamam için çağırılmıştım. Tören
sonunda herkesi birden tek kareye sığdırmam gerekti ve bir ağaç bulup
ona tırmandım. Geleneksel değil, ancak o yükseklik herkesin suratını
görebilmem için mükemmeldi. Mantık kesinlikle buydu: Gelenekleri yok
say, ve tekrar kafa hizasından çekme! Güzel bir kare yaratmak her
zaman fotografçının ellerindedir, ve bunun için en önemli faktör
genelde bakış açısıdır.
Ne kadar emek sarf edersen, o kadar iyi sonuç elde edersin. Buradan
yola çıkarak farklı disiplinlerden dört fotografçıdan bu sözü pratiğe
dökmelerini istedik.
Stuart Randle bir bayanı fotografladı, Simon Stafford bir binayı ele
aldı, Mike Kipling de bir ağaçlığı konu olarak seçerken, Barrie
Thomas, bütün işini evindeki bilgisayarda halletti.
Sonuç, göreceğiniz gibi tek bir şeyi gösterdi: Doğru açıyı yakalamak
için hazırlanmış olmalısın. Nerede olduğunun önemi yok.
Stuart RANDLE
“Model Hayley Jones’un portrelerini çekmek için bir
Pentax MZ-10 SLR,28-80 mm ve 100-300 mm objektif
kullandım.



İlk pozu (1) 28 mm mercek ile kafa hizasından ve birkaç metre uzaktan
çektim. Bu açıdan perspektif iyiydi, fakat kız karede çok ufak kaldı.
Ben de daha yaklaşıp eğilerek ona baktım (2,3). İki poz aldım, ikisi
de daha etkileyici oldu, ancak ikna edici değildiler.
80
mm yaptım (4), kafa hizasından standart bir portre çektim, fakat biraz
daha yukardan olan bir pozu tercih ederim (5). Bu halde model kameraya
bakmak için çenesini biraz kaldırmak durumundadır. Bu 100 mm mercekle
yakalayabildiğim en iyi pozdu. Perspektif kusursuz ve geniş
objektiflerle yakalayamayacağın bir samimiyet var.

Son poz da (6) 300 mm mercekle bir merdivenden, modelin yaklaşık bir
metre üzerinden çekildi ve model bana bakıyordu. Bu açı kemik yapısını
belli etti ve yüz hatlarını gergin gösterdi.”
Portre Fotografı için İpuçları
> Modele biraz uzak durmak, onun daha az tehdit eder
ve daha rahattır.
> En iyi perspektifler için 100 mm civarı objektifler kullanın.
> Tatmin edici pozlar için kafa hizasında veya biraz yukarıda durun.
Simon STAFFORD
Buraya
gelen çoğu insanın yapacağı gibi bu kasaba kilisesini fotoğrafladım – baş
hizasından klasik bir fotoğraf (1). Çeşitli lenslerle biraz emek, size
gerçekten hoş fotograflar kazandırabilir. Nikon F5 ile beraber 20-35 mm bir
objektif kullandım ve klasik görünüşü 35 mm’de elde ettim.

Kilisenin doğu tarafına geçip daha alçaktan bir poz denedim (2), ve hala
35 mm’deyiz. Gözler fotoğrafta gezsin diye bazı mezar taşlarını da görüntüye
yaklaştırdım, ama sağ alttan gelen gölgeyi beğenmedim. Onun için konum
değiştirdim.
Portre
formatında bir şeyler çekmek için (3) kilisenin ön yüzüne döndüm, yerden bir
metre yüksekten çektim, ama kilise karanlıkta olduğundan hoşuma gitmedi.
20 mm ile mezar taşlarından birine yaklaşmak, etkileyici bir sonuç verdi, ön ve
arka plandaki her şey gayet netti (4).

Kiliseyi
sağ üste taşımak (5) etkileyiciliği biraz söndürdü, ancak ışık hala mükemmeldi
görüntü özelliğini muhafaza ediyordu.
Son çektiğim şekli benim favorim (6). 28 mm’de çekildi, her şey mükemmel oldu:
Işık canlı, polarizasyonlu gökyüzü kontrastı arttırdı ve yerden yükseklik (50
cm) harika bir açı kazandırdı.”
Bina Fotografı için İpuçları
> Çekimden önce yapının etrafında dolaşın, detayları
inceleyin ve bakı açıları keşfedin.
> Renklere canlılık vermek, kontrastı arttırmak (özellikle mavi gökyüzünde) ve
yansımaları azaltmak için, polarize filtre kullanın.
> Her zaman geniş açılı bir objektifle düşük değerlerde binaya bir göz atın.
>Konuyu ön plana getirmek için ağaçlardan yararlanın.
Mike KIPLING
“Bu
İskoç çamı ağaçlığında çektiğim ilk kare, Pentax Z-1P ve 50 mm kullanarak bel
hizasından yakalanan sıradan bir kompozisyondu (1).

Birkaç
kareden sonra yerimi değiştirdim ve ağaçları doğal ortamlarında yansıtmak
istedim (2-3). Bunun için 28-105 mm objektifim ile 28mm civarında çalıştım ve
fundalıklı araziyi kullandım. Fakat ağaçların ağırlıkta olmasını istemedim.
Zemine büyük alan ayırdım ve ağaçları arka planda canlılık yaratmak için
kullandım.
Bu fikrin son çalışmasında bir mezar taşını ön plana aldım, kuru otları da
görerek 15-30 cm yüksekliğinde tripod ile çekim yaptım. Gereken derinlik
hissini verebilmek için diyaframı f/16 ya ayarladım. Bu da estantanenin ISO50
Fuji Velvia ile ¼ sn. olması demekti ki, rüzgârla ilgili ufak bir problem
yaşadım. Aslında problem de denemez, çünkü dalgalanan çalılar resme sakin bir
hava kattı.


Sonraki fikrimde ağaçlardan detaylar elde etmeye çalıştım. Bunun için
kompozisyonu ağaç gövdeleriyle doldurdum (4), pek bir işe yaramadı. Sonra
biraz da ağacın dibinden tepesine bakarak bir şeyler yapmayı denedim (5).

En sevdiğim sahne ise, yerden 30 cm kadar yukarıda, ağaçlara biraz uzaktan 28
mm ile çektiğim fotoğraftı.(6) Manzara resimleri için baş hizasından çekim
yapmak kesinlikle tek seçenek değil.
Manzara Fotografı için İpuçları:
> Tripod kullanın ki alan derinliğini arttırmak için diyaframı kısıp
titreme olmadan estantaneyi uzatmanız mümkün olsun.
> Yakın planda dikkat
çeken nesneler iyi değildir, manzarayı incelemenizi engellerler.
>Çekmeden önce vizörün kenarlarında çalı çırpı var mı, iyice bakın.
KONU NE OLURSA OLSUN,DAHA İYİ BİR BAKIŞ AÇISI İÇİN;
> Dışarıda fotograf çekecekseniz üstünüze kirlenmesini dert etmeyeceğiniz
şeyler giyin.
> Yere kendinizi ve çantanızı temiz tutmak için paçavralar serin.
> Kompozisyonunuzu değerlendirmek için 35 mm slayt çerçevesi kullanın.
> Farklı odak uzaklıkları farklı bakış açılarında iyidirler. Geniş açı
objektifler genelde dar açılar için iyiyken teleobjektifler yüksek açılara
daha uygundur.
> Seçtiğiniz noktanın yirmi adım yakınındaki noktalarda dolaşıp ne kadar
farklı açılar elde edebileceğinize bir bakın.
>Tek karelik film harcamayın. İlk poz asla en iyisi değildir!
Barrie THOMAS
“Fotografın
orijinali 80-200mm tele zoom kullanan bir Nikon F4 ile çekildi. Fotografı Adobe
Photoshop’ta fondaki gereksiz karmaşadan temizledim, zoom efekti ve yapay
monokrom gren ekledim ."(1)
İlk bakış açısı değişikliği Photoshop’taki Fitler>Distort>Pinch efektiyle yaptım
(2). Miktarı arttırdıkça resim merkeze çekiliyormuş
etkisi yapıyordu, aynı içbükey bir
aynada olduğu gibi. Değeri azalttıkça tam tersi bir etki elde ettik (3).
Buradaki etki de geniş açılı objektifle yakın mesafeden yapılan çekimler gibi
oldu.

Distort
filtrelerinden başka,Photoshop’ta Edit>Transform menüsü altında özel bir
Distort menüsü bulunmaktadır. Seçeneklerden birini seçerseniz, köşesinde
tutacaklarıyla çizgiler belirir Bu tutacaklarla oynamak, remi deforme
edecektir. Bu durumdayken(4)üst kenarı uzattım ve alt kenarı kısalttım ve
böylece koca kafalı bir palyaço elde ettim.Sonraki fotografta benzer bir efekt
kullandım, fakat bu sadece yatay hatlarda değişim sağladı(5).
Son resimde Shear efektini kullandım, bu da sirklerdeki bozuk görüntülü
aynalar gibi bir etki yarattı. Bu efektte, ekranda dikey bir çizgi çıkar. Bu
çizgiyi istediğiniz noktalardan çekip dalgalanmalar yaratabilirsiniz. Mesela
ben, palyaçonun gözlerini sağa, çenesini sola çektim.”
Fotograf Manupulasyonları için İpuçları:
> Her birkaç hamleden sonra fotografınızı kaydedin.
Bilgisayar tekleyip tüm değişiklikleri kaybedene kadar beklemeyin.
> Rahat çalışmak için yeterince raminiz olmalı. Asla yeterli olmaz aslında ve
pek de ucuz değildir.
> Mola vermeyi ihmal etmeyin. Şöyle bir saat kadar sonra fotografınıza dönebilirsiniz. Yoksa bir efekte takılıp bütün
fotografı mahvetmeniz olasıdır.
> Başlamadan önce aklınızda mutlaka bir fikir olsun. Sonradan aklınıza
değişiklikler gelirse de, uygulamaktan çekinmeyin.
Sonuç olarak;
Dört farklı fotografçı da bakış açısının bir
fotografı nasıl etkileyebileceğini gösterdiler.
Fotografçılığını uzak mesafelere taşımaya hazır olun. Aptal görünmekten, baş
aşağı manzara seyretmekten ve doğru poz için çamurlarda sürünmekten korkmayın
– bazen sanatımız için acı çekmemiz gerekir.
Geleneksel olanı görmezden gelin – güzel pozlar nadiren baş hizasından
yakalanır. Bu basit kuralı unutmayın, yakında bakış açınız değişecektir.
Yazı ve Fotograflar: Practical Photography
Çeviri: Ozan HAKTANIR