| |






|
|
“Bir fotograf herhangi bir etkileşimin sonucunda doğar,eğer
güzellik içimizde olmasaydı nasıl fark edebilirdik ki onu?”
Dönemin en etkili fotografçılarından biri olarak anılan Ernst Haas,
1921 yılında Viyana şehrinde dünyaya geldi. Viyana’da yaşanan siyasi
gelişimlerin ortasında, Viyana’da tıp eğitimi görmeye başlamış ancak
bir sene sonra kendisini ifade etme yolu olarak resmin ideal olduğuna
karar verip, resim eğitimi almaya başlamıştır. 26. yaşına girerken
Viyana sokaklarında kara borsada , elinde olan 10 kg’lık margarini ,
35 mm’lik bir Rolleiflex ile takas ederek ilk kamerasına sahip
olmuştur ve böylece fotografçılığa gönlünü kaptırmıştır.
O döneme kadar fotografçılık adına hiçbir eğitim almamış olan Haas,
Viyana’da yaşanan savaşı amatör ruhla karelediği gibi kalemiyle de ele
alıp, kariyerinin dönüm noktasını oluşturan “Homecoming Prisoners
of War” adlı çalışmasıyla dikkatleri üzerine çekmiştir. Bu
çalışmasıyla gazete muhabirliğine farklı bir renk getirdiği gibi
Magnum fotograf ajansına ilk davet edilen kişi unvanını almış ve de
Life dergisi için de çalışması teklif edilmiştir. Viyana’yı evi olarak
görmeyen Haas 1948 yılında Paris’e Magnum ajansı için çalışmaya
gidiyor. Çalışmaları sırasında dünyanın pek çok yerini gezmiş olan
Haas, 1951 yılında New York’a geldiğinde durup bir soluklanıyor ve bu
büyüleyici şehrin etkisinden çıkamayıp buraya yerleşiyor. New York’a
geldiği dönemde buradaki kesimin daha yeni yeni fotografçılığa ilgi
gösterdiğini ve küçük bir kesim olduğunu görmüş, diğer iş arkadaşları
gibi kamerası boynunda sokakları fotograflamasına rağmen, Haas aslında
onlardan daha farklı çalışmalarla göz önünde olmuştur. Daha çok Saul
Leiter, Louis Fourer, David Vestal ve Sid Grossman’den etkilendiğini
söylerken, fotograflarını resmetme çabası ve kattığı şiirsel ruhuyla
da kendini belli etmiştir. Haas,bu döneme kadar gazete muhabirliği
için yaptığı çalışmalarda siyah beyaz fotograflar kullansa da Meksika
gezisi esnasında Haas , renkli fotografçılığın nasıl olacağına dair
deneysel çalışmalar yapmaya başlamış ve 1949 yılında Kodak firmasının
üretmiş olduğu renkli filmleri kullanan ilk kişi olmuştur.
1954 yılında evi olarak benimsediği New York’u renkli kareleriyle
çekerek Life dergisinin ona ayırmış olduğu 24 sayfayı fotograflarıyla
süsledi. New York’u takiben Life dergisinde Paris ve Venedik
şehirlerindeki renkli fotograf çalışmaları yer aldı.1950’lerin
sonlarında set fotografçılığına yönelip Marilyn Monroe gibi daha
birçok ünlüyü fotograflamıştır.
Fotografları işlemeye başlayıp istediği grafiksel etkiyi verirken
Edward Weston ve Minor White’ı takip ederek fotograflarına metaforik
öğeler katmıştır. 1952 ve 1960 yılları arasında Esquire, Look, Holiday,
Paris Match gibi birçok dergi için çalışmalar yapmış 1960 yılında ise
Amerikalı Magazin Fotografçıları derneğinin başkanlığını üstlenmiştir.
Magnum ajansında çalışmaya devam ederken siyah-beyaz çalışmalarını
sürdürdüğü gibi motion çekimlere,yansımalara ve geniş açı objektif
kullanarak farklı şeyler kullanmaya çalışmıştır. Bu çalışmaları boşa
çıkmamış 1958 yılında 243 eleştirmen, editör, sanat yönetmeni ve diğer
profesyonel fotografçılardan oluşan jürinin oylamasıyla en iyi on
fotografçının arasına girmeyi başarmıştır. 1964 yılında John Huston’un
The Creation adlı filminin yönetmenliğini üstlenmiş ve ardından 13
yıllık fotograf çalışmalarını albümlemeye karar vermiştir. 1971
yılında The Creation adlı ilk kitabını bastırıp yaklaşık
350.000 adet satarak dönemin en başarılı renkli fotograf albümü olarak
raflarda yerini almıştır. 1962’ye kadar Magnum için çalışmayı
sürdürmüş, 1962 yılında Modern Sanat Müzesi Haas’ın renkli
fotografçılıktaki on senesini sergilemiştir. Yine 1962 yılında 4
serilik bir televizyon programını kendisi yazıp çekerek izleyicilere
sunmuştur.
1975 yılında Amerika da ikinci kitabı “Love Letters” kitabını
çıkarır . Bu kitabında daha çok ülkesine olan özlemini ve sevgisini
dile getiren mektuplar bulunmaktadır. 1976 Almanya,1978 Himalayalar’daki
gezileri sırasında farklı kültürler, insanlar ilgisini çektiği gibi
metafiziğe karşı ilgisi de artmaya başlamıştır. Haas,dünyanın her bir
köşesinde dergiler,kitaplar, filmler ve reklam endüstrisine sayısız iş
kazandırmış bu işler esnasında sürdürdüğü gezilerde de gizli kalmış
şehirleri, kutsal yerleri keşfetmeye doyamamış hayatının son 10
yılınıda Budizm öğretisine merak salmıştır.
1986 yılında vefat eden Haas sayısız ödüle layık görülmüş, sayısız
sergiye katılmıştır. Yine aynı yıl Haaselblad onur ödülüne layık
görülmüştür.Sadece fotografçılık değil sanatın pek çok dalında
çalışmalara imza atıp yenilikçi ve hoşgörülü tarzıyla her alanda
işinin üstesinden gelmiş adını duyurmuştur.
Kaynaklar:
http://www.ernsthaasstudio.com/main.html
http://www.fotospeed.at/skriptum/haas.htm
|
|