BURASI İSTANBUL / FAZIL H. YILDIRIM

Eyüp Camii avlu duvarına yaslanmış karşımda duran mezarlıklara bakıyorum. Siyah çarşafa bürünmüş kadınlar fotograf makinemde siluetlerini bırakarak kuşkulu bakışlarını yüzümde gezdirip geçip gidiyorlar. Eyüp belediyesi banklarında kış güneşinin tadını çıkarıyor yaşlıca bir amca. Fotografınızı çekebilir miyim soruma meraklı bir bakış atıp, niçin diye soruyla karşılık veriyor. Güzelsiniz de o yüzden diyorum, gülümseyerek başını sallayıp kabul ediyor isteğimi. Mekke Camii işlemeli beyaz takkesiyle, tel tel uzun beyaz sakalları arasında sıkışıp kalmış sivrice yüzü, huzurlu bir görüntü sergiliyor.

Beyoğlu Tünel meydanında duvar dibine bırakılmış çalgıcısını bekleyen bir korno. Kıvrımlı gövdesi, köşe başında  boynu bükük annesini bekleyen bir çocuğu anımsatıyor. Kornonun hüznünün farkına varmadan, yeni yetme gençler aralarında konuşarak geçip gidiyorlar; "Oha ya kızım yaa! Babama ne diicem ben şimdi..."

Yeni Camii merdivenlerinde her zamanki gibi güvercinlerin peşinde koşturuyor çocuklar. Balıkçı tekneleri boğaza dizilmiş ekmek parası kovalıyorlar Marmara'da. Haliç kıyısında bir aile çoluk çocuk, keyfine oltaları sallamış balık bekliyorlar. Deniz kenarında duran bir kadın; ağlamaklı bir şeyler anlatıyor yanı başındaki adama. Yüksekçe bir sesle; "Eeee alışacan artık, Burası İstanbul" diyor adam kadına...

Galata Kulesi karşıdan sessizce izliyor olup bitenleri... 

Burada göreceğiniz fotografların bütün hakları fotografçıya ait olup, izinsiz kullanılmaması rica olunur.
Çalışmaların izinsiz olarak kullanılması   durumunda 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na dayanarak, hukuki yola başvuracağımızı hatırlatırız.