FotoTrek Seminerleri            
             
FOTOTREK
FOTOGRAF MERKEZİ

İstiklal Caddesi
Mısır Apt. No : 311 K. 1 D.3
 Beyoğlu - İstanbul

0.212.251 90 14
0.212.245 78 57

fototrek@fototrek.com
 
 
 
 Fototrek E-posta Listesi
Listemize kaydolmak için e-posta adresinizi lütfen aşağıdaki boşluğa yazınız
 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 






 

 

 

   

Josef Koudelka

 
 













 

“Her şeyi görmek, her şeye bakmak istiyorum.”

Josef Koudelka 10 Ocak 1938 tarihinde Moravia’nın (Çekoslovakya) küçük bir kasabası olan Boskovice’de dünyaya geldi. Fotograf kariyeri henüz gençliğinde 6x6 bakelite kamerasıyla ailesini ve etrafını fotograflamasıyla başladı ve üniversite yıllarında gelişmeye devam etti. 1961 yılında girdiği Prag Teknik Üniversitesi’nden uçak mühendisi olarak mezun olan Koudelka 1961-1967 yılları arasında Prag ve Bratislava’da mühendis olarak çalışırken eski bir Rolleiflex almayı başardı; ileriki işlerinde etkisini hayli gösterecek olan tiyatro fotografçılığına da bu dönemde adım attı. Aynı sahneleri tekrar tekrar fotograflayarak edindiği deneyimin onun ileriki projelerinde toplulukların günlük yaşamlarındaki sosyal ritüellerini yansıtırken yarattığı dramatik havada çok etkili olduğu yadsınamaz. 1961’de Prag’da ilk sergisini açtıktan hemen sonra, 8 yıl sürecek ve tarzını ortaya koyarak üne kavuşmasını sağlayacak uzun soluklu Çingeneler projesi için çalışmaya başlamıştı. O sıralarda Çek hükümeti tarafından Slovakya’da asimilasyona uğratılan çingeneler üzerinde başlayan ve ileriki senelerde Doğu Avrupa, İngiltere, İrlanda, Fransa ve İspanya’daki çingeneleri de kapsayıp genişleyerek 1978 senesinde kitaplaşacak olan projenin ilk sergisi 1967 yılında açıldı. 1968 senesinde Koudelka Prag’ın Varşova Paktı orduları tarafından işgalini fotograflayarak fotograf dünyasının en prestijli ödüllerinden Robert Capa ödülünü kazandı: Ülkeden dışarıya sızdırılan ve Koudelka’nın ailesini korumak adına kendi ismi yerine P.P (Prague Photographer) baş harfleriyle yayınladığı fotograflar Rus tanklarının Prag’a girişini ve Çek direnişini anlatan çok dramatik birer sembol olarak fotograf tarihindeki yerlerini aldılar.

İngiltere’ye ilk gezisini 1961’de yapan Koudelka 1970’de ülkesini siyasi durumu protesto amacıyla kesin olarak terk etti, ve resmen devletsiz olarak İngiltere’ye yerleşti. 1971’de Elliott Erwitt tarafından Magnum’a tanıtılan ve 1974’te ajansa üye olan fotografçı Henri Cartier-Bresson ile yakın çalışma imkanı buldu. Fakat Koudelka bu dönemde de o zamana kadar yaptığı gibi, dergi haberlerini ve ticari amaçlı işleri yapmayı reddetti. Fotografladığı insanlar gibi sürekli hareket halinde olmayı ve bütün Avrupa’da hızla yok olduğunu hissettiği bir dünyanın fotograflarının peşinden gitmeyi tercih etti. Sipariş üzerine çalıştığı sayılı işlerde de her zaman seçtiği konularda ve stilinde özgür kalmayı becerdi. Yıllar boyunca devamlı bir karanlık odası olmaksızın ve basmaya vakit bulamadığı fotograflarını biriktirerek çalıştı. 1980 yılında Paris’e taşınacak ve 1987’de Fransız vatandaşlığına geçecek olan fotografçının bu sürekli sürgün hali, onun ikinci büyük projesi Exils’de de kendini göstermektedir. Yalnızlık, terk edilmişlik, yabancılaşma gibi duyguların hakim olduğu fotograflar üzerinde, bir sonraki büyük projesi Chaos’ta da oldukça belirgin olan karanlık bir hava gezinmektedir.

Koudelka fotograf yaşantısı boyunca Robert Capa ödülünden sonra birçok prestijli ödül daha kazandı: Nadar Ödülü (1978), Grand Prix National de la Photographie (1989), Cartier-Bression Ödülü (1991) ve aldığı çeşitli burslar onun serbest fotografçı olarak uzun soluklu siyah-beyaz projeler peşinde koşmasına olanak sağladı. Koudelka renkli fotografı sadece bir kez denedi ve ondan hiç hoşlanmadı.

1986 senesinde Fransız Hükümetinin Fransa’nın peyzajlarını görüntülemesi için yaptığı resmi davet ile Koudelka’nın fotografa adanmış hayatında yeni bir dönem açıldığını grörüyoruz. 35 mm’den panoramik kameraya yaptığı geçiş onun bundan sonraki işlerinde hayli etkili bir dönüm noktası oldu. Bu çalışmalarda Avrupa’yı bir uçtan bir uca katederek sanayileşme sonrası tüketilen ve terk edilen peyzajlara yoğunlaştı. "Valencia, İspanya, 1989", "Duvar, Berlin, Almanya, 1990" "Beyrut, Lübnan, 1991” gibi şehir hikayeleri yine bu dönemin ürünleridir. 1990’da tekrar dönebildiği Çekoslovakya’da kömür madeni endüstrisi tarafından yok edilen doğanın konu edildiği ve 1994 yılında kitaplaşan Black Triangle projesini çekti. Aynı sene yapımcı Eric Heumann’ın çağrısı üzerine Theo Angelopoulos’un Ulysess’s Gaze filminin çekimlerini fotograflamak üzere Yunanistan, Arnavutluk, Romanya ve eski Yugoslavya’yı kapsayan bir yolculuğa başladı. Avrupa’nın yıkılmış, yok edilmiş toprakları üzerinde yapılan on üç senelik çalışma 1999 senesinde Chaos ismiyle kitaplaşarak sanayi devriminin ve modern zamanların çarpıcı bir görsel anlatısı halinde ölümsüzleşti. İnsanların yerini boşlukların ve harabelerin aldığı bu fotograflarda dünyanın sonunun yaklaştığına dair yıkıcı bir his ve şiddetli ölüm duygusu oldukça belirgindir. Bu da zaten Koudelka’nın başından beri peşinde olduğu duygudur: “Beni her zaman sonuna yaklaşan şeyler çekmiştir, yakında olmayacak şeyler.” Bu görüntüleri bir yandan karşı koyulamayacak kadar güzel bulur: Black Triangl
e projesinin çekimlerini yaptığı Ore Dağları’nın “trajik ve güzel” olduğunu düşünmektedir: “Bu yaralı coğrafyada dizginlenmemiş bir güzellik buluyorum. Güç. Yaşamaya devam etmek için savaş. Yok edildikten sonra, toprak yavaşça kendini toplamaya, kendini yenilemeye başlıyor, ve hayat yeniden başlıyor. Doğa yeni bir denge buluyor ve yeni bir görünüm yaratıyor. Bu yeni görünümde doğanın ne kadar güçlü olduğunu, onun insandan daha güçlü olduğunu görebiliyorsunuz. Ve onun yok edilemeyeceğini…”


Hayatını fotografa adadığı yadsınamaz bir fotografçı olan Koudelka fotograflar hakkında konuşmamayı tercih ediyor:
“Bir fotografçı olmaya çalışıyorum. Konuşamam. Konuşmakla ilgilenmiyorum. Eğer söyleyecek bir şeyim varsa, bu benim fotograflarımda bulunabilir. Konuşmakla, nedenleri ve nasılları açıklamakla ilgilenmiyorum.”


Koudelka halen Fransa’da yaşıyor, ve Avrupa’nın doğal görünümlerini fotograflamaya devam ediyor.





 

 

biz kimiz - seminerler - geziler - etkinlikler - atölyeler - galeri - linkler

Bütün hakları saklıdır. Copyright 2002 - FOTOTREK

Tasarım ve Uygulama -  Fikirkutusu.com