|
      
 
|
|

Cenk GENÇDİŞ ile KAPADOKYA FOTOGRAF KAMPI
14 - 19 MAYIS 2010
Gezmek, günümüz
insanının yaşamında önemli bir yer tutuyor. Uzun ya da kısa yolculuklar,
sadece modern zamanlara özgü bir etkinlik değil, eski çağlardan beri
"gezmek", "gitmek" hep önemini korumuş. Hangi nedenle olursa olsun,
merak, dinlenme, tanık olma, bilme, keşfetme, macera, para kazanma ya da
sadece gitmek, yollarda olmak için gitmek...
Çeşitli amaçlarla geziler yapan “seyyahların” gezdikleri yerlerin
tasvirlerini yaparken, yazılı ya da sözlü anlatımın yetersiz kalması
nedeniyle yanlarında ressamlarla yolculuk yaptıkları biliniyor.
Fotografın icadı ile en açıklayıcı ve en inandırıcı delil olarak
fotografın kullanılması belgesel fotografçılığın ve gezi
fotografçılığının ilk örneklerini oluşturmaktadır.

KAPADOKYA’da gerçekleştirilecek olan ve danışmanlığını Cenk GENÇDİŞ’in
yapacağı, Gezi Fotografçılığı Atölyelerinde bu kısa “seyahat”in bir
yandan görsel hikayesi oluşturulurken bir yandan da fotograf aracılığı
yolculuğumuzu yeniden üretecek, paylaşacağız ...
Yolculuk sırasında üretilecek olan fotograflar web sitemizden
yayınlanacaktır.
Önemli not : Bu program yoğun fotograf çalışmalarının
yapılacağı bir fotograf kampı programıdır. Katılımcıların temel fotograf
bilgilerine sahip olmaları beklenmektedir. Gündoğumu ve günbatımında
özel çekim çalışmaları, akşamları fotograf gösterileri ve teorik dersler
işlenir.
|
|

Cenk GENÇDİŞ ile KAPADOKYA FOTOGRAF KAMPI 14 - 19 MAYIS 2010 tarihleri arasında gerçekleştirilecektir.
Seyahat programının sorunsuz gerçekleştirilebilmesi için kayıtlar 03
MAYIS 2010 tarihinde tamamlanacaktır.
 |

NAKİT ÖDEMELERDE ......................... 700 TL
ÜYELİK KARTI OLANLAR İÇİN ............. 650 TL
Tek kişilik konaklama farkı 100 TL'dir.
ÖDEME KOŞULLARI :
Seyahate kayıt yaptırdıktan sonra 15 gün içerisinde 300 TL ön
ödeme yapılır.
26 Nisan - 03 Mayıs 2010 tarihleri arasında kalan ödeme
gerçekleştirilir.
Ödemelerde kredi kartı geçerli değildir. |
|
ÜCRETE DAHİL OLANLAR
Rehberlik ve fotograf danışmanlığı
Ulaşım
Günay Konukevi'nde 4 gece konaklama
4 kahvaltı,
4 akşam yemeği
Seyahat Sigortası rehberlik, fotograf atölyelerinde danışmanlık
dahildir.
|
ÜCRETE DAHİL OLMAYANLAR
Belirtilenlerin dışında yemekler
Müze ve ören yeri giriş ücretleri (Müze Kart alınması tavsiye edilir)
KDV
Gezilerimiz Arnika Kültür Sanat Turizm -
TURSAB A - 3438 tarafından gerçekleştirilmektedir.
|
 |
FOTOGRAF KAMPI PROGRAMI
:
14 MAYIS 2010 Cuma :
Saat 21:00 Taksim AKM, 21:45 Kadıköy Evlendirme Dairesi önünden hareket
ediyoruz.
15 MAYIS 2010 Cumartesi :
Sabah gündoğumunda Tuz Gölü kıyısında ilk
fotograflarım molamızı veriyoruz.
Tuz Gölü yüzölçümü
bakımından Türkiye'nin ikinci büyük gölüdür. İç Anadolu Bölgesi'nde
Ankara, Konya ve Aksaray illerinin sınırının kesiştiği yerde yer alır.
Türkiye'nin tuz ihtiyacının %60'ından fazlası bu gölden sağlanır. Ayrıca
Tuz Gölü Türkiye'nin en sığ gölüdür. Tuz Gölü Lut Gölü'nden
sonra %32,9'luk tuz oranıyla Dünyanın en tuzlu ikinci gölü olma özelliğine de sahiptir. Deniz seviyesinden 905 metre yüksekte ve maksimum ölçüleri kuzeyden güneye 80, doğudan batıya ise 50 kilometredir.
|

|
Daha sonraki
molamızda yörenin en büyük peribacası ve aynı zamanda kale olarak da
kullanılmış olan Uçhisar’a çıkıyoruz.
Nevşehir-Göreme yolu
üzerinde, Nevşehir’e 7 km uzaklıktadır. Bölgenin en yüksek noktasında
yer alan ve en eski yerleşimin ne zaman başladığı bilinmeyen Uçhisar,
yerleşim biçimi açısından Ortahisar’a ve Ihlara Bölgesi’ndeki Selime
Kalesi’ne benzemektedir.
Uçhisar Kalesi’nin zirvesi aynı zamanda bölgenin
panoramik seyir noktasıdır. Kale içerisinde bulunan çok sayıdaki odalar
birbirine merdivenler, tüneller ve koridorlarla bağlanmıştır. Odaların
girişlerinde ise -tıpkı yer altı yerleşimlerinde olduğu
gibi-giriş/çıkışı kontrol altına almaya yarayan sürgü taşları
bulunmaktadır. Çok katlı bir özelliğe sahip olan Kale’nin bazı mekanları
bugün yer yer göçtüğünden dolayı tüm mekanlara ulaşmak ne yazık ki
mümkün olamamaktadır.
|

|
Güvercinlik Vadisi ve Avcılar Vadisi Bakı noktalarında kısa
fotograf molaları veriyor ve öğlen yemeği için Avanos'a geçiyoruz.
Pansiyonumuza yerleşip kısa bir dinlenmenin ardından tekrar yollara
düşüyoruz.
Öğleden sonraki ilk durağımız Göreme Açık Hava Müzesi.
Nevşehir'e 13 km. uzaklıkta ve Göreme Kasabası'nın 2 km. doğusunda yer
alan bir kaya yerleşim yeridir. Göreme'de M.S. 4. yüzyıldan 13.yüzyıla
kadar yoğun bir şekilde manastır hayatı yaşanmıştır. Hemen her kaya
bloğunun içinde kiliseler, şapeller, yemekhaneler ve oturma mekânları
mevcuttur. Bugünkü Göreme Açık Hava Müzesi bu eğitim sisteminin
başlatıldığı yerdir. Soğanlı, Ihlara, Açıksaray aynı eğitim sisteminin
daha sonraları görüldüğü yerlerdir. Kiliseler, 2 tür teknikle
boyanmıştır. Birincisi doğrudan doğruya kaya yüzeyi düzeltilerek üzerine
yapılan boyama, ikincisi ise kaya üzerine yapılan secco (tempera) ve
fresco tekniği ile yapılan boyamadır. Kilisede işlenen konular İncil'den
ve Hz.İsa'nın hayatından alınmıştır. Göreme Açık Hava Müzesi'nde Kızlar
ve Erkekler Manastırı, Aziz Basil Kilisesi, Elmalı Kilise, Aziz Barbara
Kilisesi, Yılanlı Kilise, Karanlık Kilise, Çarıklı Kilise ve Tokalı
Kilise bulunmaktadır. |

|
Akşamüzeri ışık ve yorgunluk durumumuza bağlı olarak alternatifli
programlarımız bulunuyor. Avcılar Vadisi'nden akşam ışığı ile çekimler,
Göreme sırtlarında özel develi çekimler ya da ÇAvuşin çevresinde
günbatımı çekimleri bu alternatiflerden bazıları.
Not : Bu çekimler fotograf kampı süresince her gün biri olamk
üzere tamamlanacaktır.
16 Mayıs 2010 Pazar :
Sabah gündoğumunda Türkiye'nin en uzun ırmağı olan
Kızılırmak kıyısında ilk fotografları çektikten ve Avanos'ta evler
arasında fotograf çalışmaları yaptıktan sonra kahvaltı için
pansiyonumuza dönüyoruz.
Sabah kahvaltısının ardından durağımız Çavuşin.
Çavuşin, Kapadokya bölgesinin en eski yerleşim yerlerinden biri olan,
Göreme-Avanos yolu üzerinde, Göreme 'ye 2 km uzaklıkta bir yerleşimdir.
Çavuşin'deki
Vaftizci Yahya adına yapılan kilise bölgeye hakim bir yerdedir.
Muhtemelen V. yüzyılda yapılmış -boyanmış- olduğundan bölgenin en eski
kilisesidir. Kapadokya'da pek görülmeyen geniş avlusu
|

|
son yıllarda
kayaların kopması sonucu yıkılmıştır. Eski Çavuşin vadisindeki
harabeler, Hıristiyan dervişlerinin ve topluluklarının yaşadığı
yerlerdi. Çavuşin'in hemen yanındaki Güllüdere'de beş kilise
bulunmaktadır. Vadinin yakınındaki Haçlı Kilise ayni zamanda Müslüman
Arapların akınlarına karşı savunma amaçlı olarak da kullanılmıştır.
Çavuşin'de evler arasında başlayan yürüyüş ve fotograf çalışmamız önce
tepedeki eski kiliseye ulaşacak. Kilisede yapacağımız fotograf
çalışmasının ardından yaklaşık 2 saat sürecek yürüyüş ile ikiz ve üçüz
peribacalarının bulunduğu Paşabağ'a oradan da Zelve Açık Hava
Müzesi'ne ulaşacağız.
Avanos’a 5 km. uzaklıktaki Zelve üç vadiden oluşan eski bir yerleşim
yeridir. Her bir vadide, kilise ve manastırlar ile kayadan oyma evler
vardır. İkonaklastik döneme tarihlenen Balıklı, Üzümlü ve Geyikli
Kiliseler ile, Direkli Kilise önemli yapılarıdır. Rumlardan sonra
Türkler tarafından da iskan edilmiş olan Zelve, 1952 yılında afet
bölgesi kapsamında olduğu için, iskana kapatılmış ve sit alanı ilan
edilmiştir. Bugün, Türklerden kalma tipik minaresiyle küçük bir kayadan
oyma cami hala bulunmaktadır. Ayrıca, tünellerle labirent gibi olan bir
manastır ve iki vadiyi birbirine bağlayan bir tünel mevcuttur.
|

|
Zelve Açık Hava Müzesi'nden sonra deve şeklindeki peribacası ile ünlü
Dervent Vadisi'ni fotograflıyoruz. Ardından sembol peribacalarında
kısa bir fotograf molası veriyor ve Kızılçukur Vadisi'ne
günbatımı fotografları için gidiyoruz.
Kızılçukur özellikle akşam üstü, günbatımına yakın çok etkileyici bir
manzara sunuyor. Derin, kıvrımlı ve yamaçları kırmızı renkli vadiye
akşam güneşi vuruyor, oturup seyre dalıyorsunuz, her dakika renkler
değişiyor. İsterseniz bir oyun oynayın, dikkatle bakın önce, sonra
gözlerinizi iki dakika kapatıp yeniden bakın, renklerin değiştiğini daha
açık göreceksiniz. Dünyada günbatımının en güzel seyredildiği
merkezlerden biri olan Kızılçukur Vadisi'nde güneş, peribacaları ile
birlikte eşsiz bir manzara sunuyor. Güneşin son ışıklarını seyretmek
isteyen yerli ve yabancı turistler bu keyfi hiç unutamıyorlar. Doğa
harikası peribacaları ve güneş birbirlerine çok yakışıyor.
Not : Bugünün programında da
zamana bağlı olarak eksik kalan çekimleri tamamlıyor, artan zamanlarda
da farklı vadiler içinde fotograf yürüyüşleri yapıyoruz. Kızılçukur ve
Güllüdere Vadileri zaman olduğunda yürüyüş yapacağımız vadiler arasında
... |

 |
17 Mayıs 2010 Pazartesi :
Sabah gündoğumunda Göreme sırtlarında vadiler üzerindeki günün ilk
ışıklarını fotograflıyoruz. Ardından kahvaltı için pansiyonumuza
dönüyoruz. Bugün ilk durağımız Ürgüp ve Pancarlık Vadisi
ile Kilisesi. Burada vereceğimiz fotograf molalarının ardından
Mustafapaşa'ya (Sinasos) geçiyoruz. Gömede Vadisi'ndeki
fotograf çalışmalarımızın ardından akşam ışığını değerlendirmek için
Ortahisar'dayız. Günün son ışıklarında özel çekimler yapmak için
Çavuşin'e yetişeceğiz.
Sinasos
Ürgüp'e 5 km. uzaklıktadır. Mübadeleye kadar Rumların, Ortodoks Türkler
olan Karamanlılar'ın ve Müslüman Türkler'in birlikte yaşadığı bir Orta
Anadolu kasabası, eski Rum evleri oldukça zengin taş işçiliği ve
freskolar arz eder. Batısında Gömede Vadisi oyma kiliselere, barınaklara
ve vadinin içinden geçen bir dereye sahiptir. Mustafapaşa’daki önemli
kilise ve manastırlar; Aios Vasilios Kilisesi, Konstantin-Heleni
Kilisesi, Manastır Vadisi Kiliseleri ve Gömede Vadisi’nde Alakara Kilise
ve Aziz Basil Şapeli Kilisesi’dir.
Ortahisar,
Nevşehir-Ürgüp
karayolu üzerinde, Ürgüp'e 6 kilometre uzaklıkta bulunan, Nevşehir'in
bir
kasabasıdır.
En belirgin yapısı
Etiler
zamanında oyulmuş, 1200 m rakımlı 86 m yükseklikteki
Ortahisar Kalesi'dir.
Kale hem stratejik hem de yerleşim amacıyla kullanılmıştır. Kalenin
eteklerinde
Kapadokya'nın
karakteristik sivil mimari örnekleri bulunmaktadır. Ayrıca hemen hemen
tüm vadilerin yamaçlarına oyulan kaya depolarında yörede yetişen
patates
ve
elma,
Akdeniz Bölgesi'nden
getirilen
portakal
ve
limon
saklanmaktadır.
Akşam yemeğinin ardından Avanos’taki çanak –
çömlek atölyelerini ziyaret ediyoruz. (Yetenekli arkadaşlar
hazırlansınlar)
Not : Bu yoğun program içerisinde zamanlamaya göre şarap
mahzeni ziyareti ve fotograf çalışması, Göreme sırtlarında özel çekim
çalışmaları da yer alacaktır. Zaman sıkıntısı yaşanması durumunda bu
programlar diğer günlerde gerçekleştirilecektir.
|

|
18 Mayıs 2010 Salı:
Bugün ilk durağımız durağımız Ihlara Vadisi. Müzeden gireceğimiz
vadide yaklaşık 2 saatlik keyifli bir yürüyüşün ardından Ihlara Köyü'ne
ulaşıyoruz. Köyde yapacağımız kısa bir fotograf turunun ardından öğlen
yemeği için Belisırma Köyü'ne geçiyoruz.
Aksaray'a 40 km uzaklıktadır. Ihlara Vadisi, Hasandağı volkanından
püskürtülen lavların akarsu aşındırması sonucunda oluşan cemal şekilli
bir vadidir. Melendiz çayı, milyonlarca yıllık bir sürecin sonunda, 14
kilometre uzunluğunda ve yüksekliği yer yer 110 metreye ulaşan kanyon
görünümlü bu vadiyi meydana getirmiştir. Bu çatlaklardan yol bulan
kanyonun bugünkü halini almasını sağlayan Melendiz çayına ilk çağlarda
Kapadokya ırmağı anlamına gelen "Potamus Kapadukus" denilmekteydi. 14 km
uzunluğunda ki vadi Ihlara'dan başlar, Selime’de son bulur. Vadinin
yüksekliği yer yer 100 -150 m dir. Vadi boyunca kayalara oyulmuş sayısız
barınaklar, mezarlar ve kiliseler bulunmaktadır. Ihlara vadisi'nde
kiliselerdeki süslemeler VI.yüzyılda başlayarak XIII. yüzyılın sonuna
kadar devam etmiştir. Bazı barınaklar ve kiliseler yeraltı şehirlerinde
olduğu gibi birbirine tünellerle bağlantılıdır.
|
 |
Belisırma Köyü'nden
sonraki
durağımız Derinkuyu Yeraltı Şehri.
Nevşehir-Niğde karayolu üzerinde, Nevşehir'e 20 kilometre
uzaklıktadır. toplam 12 kattan oluşmaktadır 2008 yılı itibariyle 9 katı
hizmete açık durumdadır İlk defa, Hıristiyanlar tarafından sığınma
amacıyla yapıldığı sanılmaktadır. Derinkuyu İlçesindeki eski evlerin
altında bulunan mağaralarla bu yer altı şehri bağlantılıdır.Yani ilçe
tünellerle birbirine bağlıdır. Yeraltı şehrinde haç biçimli büyük bir
kilise, konferans salonu,misyoner okulu, günah çıkarma yeri,
havalandırma bacalar,şarap hane yapımında kullanılan şıranalar,
kilerler, ambar, tandır bulunmaktadır. Halen 8 katı ziyarete açık olan
Derinkuyu'nun, 2,5 km²'yi bulan alanıyla bölgenin en büyük yeraltı
şehridir. |
 |
19 Mayıs 2010 Çarşamba :
Sabah erken bir kahvaltıdan sonra tekrar yola düşüyoruz.
Akvadi
içerisinde 2 saatlik hafif bir yürüyüş yapıyor ve fotograf çalışmaları
gerçekleştiriyoruz.
Akvadi yürüyüşünün ardından dönüş yolculuğumuz başlıyor. Yol üzerinde de
çeşitli fotograf molaları vererek akşam saatlerinde İstanbul'a
ulaşıyoruz.
|
|
|
|
Cenk GENÇDİŞ'in KAPADOKYA FOTOGRAFLARI İÇİN
TIKLAYINIZ...
Cenk
GENÇDİŞ'in NEPAL FOTOGRAFLARI İÇİN TIKLAYINIZ...
Cenk GENÇDİŞ'in NEPAL GÖSTERİSİ İÇİN TIKLAYINIZ
!
(Gösteri Facebook üzerinden izlenebilmektedir)

Cenk GENÇDİŞ'in KAPADOKYA GÖSTERİSİ İÇİN
TIKLAYINIZ !
(Gösteri Facebook üzerinden izlenebilmektedir.)
 |
CENK GENÇDİŞ
Fotograf ve yazıları Negatif, Aktüel, Active, Fotoğraf, Doğa ve Gezi,
Outdoor, Gezi National Geographic Traveler, House Beautiful, Ulusoy
Travel, Time Out İstanbul, Caretta, Digital Photoline, Photoworld,
Jetlife, Food & Travel dergilerinde yayınlandı. Karma sergilere katıldı.
“Doğu’dan Portreler”, “Rafael : Matador”, "Kuşpazarı" ve “İnsan ve
Portre Fotografları” isimli dört kişisel sergisi bulunuyor. Bir çok ilde
çok çeşitli konu ve başlıklarda sayısız dia gösterileri yaptı. Çeşitli
yarışmalardan ödüller kazandı.
1998 ve 2000 yıllarında Karayolu ile Hindistan seyahatleri
gerçekleştirdi. 2000 yılındaki seyahati IVECO sponsorluğunda gerçekleşti
ve NTV’de yayınlanan belgesele konu oldu. Bu yolculuğu anlatan “Doğu’dan
Portreler” isimli fotograf sergisi İstanbul, Ankara (FSK), İzmir (İFOD),
Sinop (SİFAD), Çorum (Anadolu İletişim Meslek Lisesi) ve Kars’ta
(Anadolu Kültür Merkezi) açıldı.
1995 yılından bugüne 250’den fazla seminer grubunda eğitmenlik yaptı.
LEVIS, İstanbul Barosu, Koç Üniversitesi, International Women of
Istanbul, Yeni Yüksek Tepe Kültür Derneği, Galatasaray Lisesi, British
Petrol, Bahçeşehir Üniversitesi, Galatasaray Üniversitesi, Panasonic,
Otokoç, Vodafone, Turkcell, Abdi İbrahim İlaç gibi kurum ve kuruluşlarda
fotograf eğitmenliği ve danışmanlık yaptı.
Türkiye’nin büyük bir bölümü, İran, Pakistan, Hindistan, Nepal, Fransa,
İspanya ve Suriye'de fotograf çalışmaları yaptı. 2004 yılında Fransız
Sokağı’nın açılış etkinliklerinde Fransız Sokağı Hatırası isimli
serginin kuratörlüğünü yaptı.
FOTOTREK FOTOGRAF MERKEZİ’nin kurucusu ve idarecisidir. Mart 2009
tarihinde “İnsan ve Portre” : Pratik Fotograf Rehberi – 1 isimli kitabı
yayınlandı. |
|
|
|
|
|