|

         
|
|
MACHAPUCHARE'nin PEŞİNDE; NEPAL SEYAHATİ
29 AĞUSTOS - 12
EYLÜL 2010
Yola bir kez çıkılmışsa eğer, maceralar, sözleşmelerin
bittiği yerde başlar.
Binlerce kilometrelik uçuş, saatlerce süren otobüs
yolculuğu, dağda geçirilen fırtınalı gece, yürünen vadiler,
"namaste"ler, geldiğimiz şehir, ülke, yaptıklarımız ettiklerimiz,
yapacaklarımız edeceklerimiz, yediğimiz içtiğimiz, gördüklerimiz,
dinlediklerimiz, anlattıklarımız anlatacaklarımız, bildiğimiz
bilmediğimiz her şey ‘balık kuyruğuna’ takılmış, 7000 metre yüksekten
bize bakıyordu... İnsan küçüktü, hayat güzeldi, dağlar uluydu... Nepal’de, Pokhara’da bu sabah güneş doğarken çevremizdeki onlarca
insanla birlikte ne kadar şanslı olduğumuzu düşünüyor, Machapuchare’yi
selamlayıp şehre doğru iniyorduk.
Cenk GENÇDİŞ
Bir kez daha uzak coğrafyaları yaşamaya gidiyoruz. Yolumuz Nepal'e...
Kathmandu, Bakhtapur ve Patan'ı gezdikten sonra Himalayaların
eteklerindeki Pokhara'ya geçiyor, 2 gün trekking rotalarında (ROYAL TREK)
yürüyoruz.
|
|
 |
SEYAHAT ÜCRETİ
NAKİT ÖDEMELERDE
......................... 1450 Euro + 445 Euro Uçak bileti
ÜYELİK KARTI OLANLAR İÇİN ............. 1350 Euro + 445 Euro
Uçak bileti
Tek kişilik konaklama farkı 150 Euro'dur.
ÖDEME KOŞULLARI :
Seyahate kayıt yaptırdıktan 1 hafta sonra 250 Euro ön ödeme
yapılır.
Seyahate kayıt yaptırdıktan 1 ay sonra 500 Euro + 250 Euro uçak
bileti için toplam 750 Euro ödeme yapılır.
Ağustos 2010 tarihinde kalan seyahat bedeli + 195 Euro Uçak
bileti + 140 Euro hava alanı vergisi ve servis ücreti ödenir.
Ödemelerde kredi kartı geçerli değildir. |
|
ÜCRETE DAHİL OLANLAR
Rehberlik ve fotograf danışmanlığı
İstanbul - Kathmandu - İstanbul uçak bileti
Nepal'deki tüm ara ulaşımlar, transferler, özel otobüs ile...
Kathmandu'da 4 yıldızlı otelde oda / kahvaltı konaklama
Katmandu’da
hoş geldin akşam yemeği, Nepal müziği ve dansları
Kathmandu'da rehberli geziler, müze ve ören yeri giriş ücretleri
Nagarkot'ta oda / kahvaltı konaklama
Bakhtapur'da Guest House'da oda / kahvaltı konaklama
Pokhara'da oda / kahvaltı konaklama
Lumbini'de 4 yıldızlı otelde oda / kahvaltı konaklama
Tam donanımlı yürüyüş ve kamp ekibi / ekipmanı
Yürüyüşlerde 3 öğün yemek
Aşçı, taşıyıcılar ve rehber Şerpaların ücretleri ve sigortaları
Chitwan Milli Parkı giriş ücreti
Chitwan Milli Parkı'nda konaklama
Chitwan Milli Parkı'ndaki fil safari, kuş gözlem vb aktiviteler
Chitwan Milli Parkı'ndaki günlerde 3 öğün yemek
|
ÜCRETE DAHİL OLMAYANLAR
Otel
konaklamaları sırasında (hoşgeldin yemeği hariç) öğle ve akşam yemekleri.
Otel ekstraları, kişisel masraflar, yoldaki yemek ve içecekler,
yemeklerde içecekler
Kişisel sağlık ve seyahat sigortası, gerekli olduğunda sigorta kapsamı
dışında kalan kurtarma ve tahliye
Vize (Nepal vizesini Kathmandu hava alanında alacağız / 25 USD)
Yurtdışı çıkış harcı
Hava Alanı vergileri ve servis ücreti (140 Euro)
Bahşişler
(Varsa) Kişisel tercihe dayalı turlar + masrafları
Gezilerimiz Arnika Kültür Sanat Turizm -
TURSAB A - 3438 tarafından gerçekleştirilmektedir. |
 |
GÜNLÜK PROGRAM :
29 Ağustos 2010 Pazar :
Saat 15:00
uçağı ile yolculuğumuz başlıyor. Bahreyn'de yapacağımız aktarmadan sonra
30 Ağustos sabahı 08:10'da Kathmandu'ya iniyoruz.
30 Ağustos 2010 P.tesi ...
KATHMANDU
Havaalanından otelimize transfer oluyor
ve kısa bir dinlenme için odalarımıza çekiliyoruz. Öğlen yemeği için
tekrar bir araya geliyoruz.
Öğlen yemeğinden sonra Kathmandu'da Thamel
Meydanı'na gidiyor, kısa bir yürüyüş yapıyoruz. Meydandan kalabalık
ve eğlenceli olan bir yürüyüş ile Durbar Meydanı'na ulaşıyoruz.
Durbar Meydanı'nda kısa bir turun ardından otelimize dönüyoruz.
|

 |
31 Ağustos 2010 Salı ...
KATHMANDU
Swayambhunath:
Dünya’nın en esrarengiz yerlerinden biri olan
Swayambhunath Budist Tapınağı 2000 seneden fazla bir süredir Katmandu
Vadisi’ne bakan bu tepede bulunuyor. Swayambhunath, “kendiliğinden
yaratılmış” anlamına geliyor. Ana yapının çevresine yıllar boyunca
yapılan yeni binalar ve eklentilerle birlikte bir stupalar ve pagodalar
mozaiği oluşmuş. Ana yapı tuğla ve kilden inşa edilmiş büyük bir
yarımküre. Hemen üstünde gümüş yaldızlarla kaplanmış bir bölüm ve
küçülerek yükselen çemberlerden oluşan sivri bir kule bulunur. Yapının
dört tarafına Buda’nın “her şeyi ve her yeri gören gözleri” resmedilmiş.
Bouddhanth:
Bu devasa ve çok eski Stupa, Nepal’in en özgün yapılarından biridir ve
dünyadaki en büyük Budist Tapınak olarak bilinir. İnsanlar Dolpo ve
Mugu’dan aynı zamanda Tibet’ten, Hindistan’dan ve Bhutan’dan ziyaret
için gelirler. Baudhanath Stupası dört bir tarafındaki Buda’nın herşeyi
gören gözleriyle birlikte, Kasyapa’dan yani,önceki zamanın Buda’sından
kalanları da saklamaktadır. Stupa, 100 metre çapındadır ve sekizgen
temel üzerine bina edilmiştir. İçinde beşinci yüzyılda Lichichivi Kralı
Mana Deva tarafından yaptırılan dua çarkları bulunan stupa, 36 metre
yüksekliğindedir. Bu kulenin üstünde “Buda’nın gören gözleri” ve
aydınlanma sürecininin, sadakatin, şefkatin, bilmenin ve nirvananın
sembolü olan kule yükselir.
Pashupatinath:
Kısa bir yürüyüşle Şiva-Pashupatinath tapınağına geçilir. İki katlı
altın çatısı ve gümüş kapısı olan tapınak Newari mimarisinin en güzel
yapılarından biridir. Kutsal Bagmati Nehrinin kenarına kurulmuştur.
Tapınağın içine sadece Hindular girebilir. Ziyaretçiler Bagmati
Nehri’nin doğusundaki yamaçtan tapınağı seyrederler. Pashupati’nin
kelime anlamı “hayvanların efendisi”dir. Kutsal nehri geçince, dekore
edilmiş anıtlar sırasının üstünde “Slashmantak veya Mrigasthali
Ban(dağ)”ı görünür. Efsanelere göre Lord Şiva tanrılardan kaçmak için
antilop şeklin girerek burada yaşamış.
Tapınakları gezdikten sonra hoş geldin yemeği ve yerel
dans gösterilerinin gerçekleşeceği akşam yemeğine geçiyoruz.
|
 |
01 Eylül 2010 Çarşamba ...
PATAN
Patan'ı gezdikten sonra Kathmandu'ya dönüyoruz.
Patan:
“Lalitpur” olarak da bilinir, kelime anlamı güzel sanatların şehridir.
Şehir hala ortaçağ havasını muhafaza eder. Burada yaşayanların neredeyse
yarısı çeşitli el sanatlarıyla uğraşır. Patan Budistler için Asya’daki
en önemli şehirlerden biridir. 7inci yüzyıldan beri Hindistan, Tibet ve
Çin’den hacılar, bilginler ve keşişler şehri ziyaret ederler. Rivayete
göre bir zamanlar şehir sadece keşişler ve zanaatkarlardan oluşmaktaydı.
Patan Hindu tapınakları, Budist anıtları, bronz figürleri, koruyucu
tanrıları harika metal ve tahta oymalarla bezenmiş yapılarla doludur.
Eski çağlardan beri geleneksel üretimin devam ettiği Patan’da bugün de
çalışan ustaların ataları Pekin’den Tibet’e kadar manastırlar, pagodalar
bezemek, Buda’nın ve diğer tanrıların figürlerini imal etmek için
çağrılmışlar. |
 |
02 Eylül 2010 Perşembe ...
NAGARKOT
Kathmandu'nun 32 km kuzeyinde yer alan
Nagarkot, Himalayalar üzerindeki gündoğumu ve günbatımı manzarası ile
ünlü olan eski bir yerleşim. Kathmandu Vadisi'nin izlenebildiği
Nagarkot, Himalaya yolcuları için önemli bir durak.
03 Eylül 2010 Cuma ...
BHAKTAPUR
Nagarkot'tan keyifli bir yürüyüş
rotası ile Bakhtapur'a geçiyoruz. Nepal'in UNESCO korumasındaki en
bozulmamış kentine yürüyerek giriyoruz.
Bhaktapur:
Bhadgaon olarak da bilinen Bhaktapur, denizden 1401 metre
yüksekliktedir. Ortaçağ sanat ve mimarisine ev sahipliği yapan kent aynı
zamanda Bertoluchi’nin Küçük Buda’sının yaşadığı yerdir. Şehir, midye
kabuğu şeklindedir. Adanmışlar Kenti anlamına gelen Bhaktapur’da
çömlekçilik ve hasırcılık geleneksel üretim alanlarıdır. Tipik bir
Newari şehrinin bütün özelliklerini taşıyan Bhaktur Nepal’in en büyük
hazinelerinden biridir. |
 |
04 Eylül 2010 Cumartesi ... BHAKTAPUR -
POKHARA
Bugün özel otobüsümüz ile ülkenin başlıca
ulaşım rotalarından birini aşıyoruz.Yol üzerinde nehirleri, pirinç
tarlalarını, derin vadileri izleyerek, sık sık fotograf molaları vererek
Pheva Gölü kıyısındaki Pokhara'ya ulaşıyoruz.
Pokhara, Himalaya silsilesinde yapılan pek çok yürüyüşün
başlangıç noktası.
Pokhara’nın Lake Side adı verilen bölümü en turistik bölgesi. Aslında
şehir iki bölümden oluşuyor. İlk bölüm halkın yaşadığı bölge, yaklaşık
2 km daha devam ettiğinizde göl kıyısında yer alan turistik
bölgeye ulaşıyorsunuz. Oteller, hosteller, irili ufaklı lokantalar ve
alışveriş
yapabileceğiniz yüzlerce dükkan bu bölümde
bulunuyor. Pokhara’da
yüzyıllar öncesinden kalan tapınaklar,
yollarda gezen Sadhu’lar, köşe
başlarında birden karşınıza çıkan tanrı
ya da tanrıça tasvirleri
heykelleri yok. Ama dağlar hemen yanı
başınızda, oldukça huzurlu ve
nerdeyse pek çok trekking rotası
buradan başlıyor. Bu özellikler de Pokhara’yı Kathmandu’dan
sonra Nepal’de en çok ziyaret edilen ikinci
şehir yapıyor.
|

 |
05 Eylül 2010 Pazar ... POKHARA
- BIYAJPUR - KALİKATHAN
Pokhara'dan Biyajpur'a özel aracımız ile ulaştıktan sonra Mick JAGGER
ve Prens Charles gibi ünlülerin de yürüyüş için tercih ettikleri ve bu
nedenle ROYAL TREK adı verilen parkuru yürüyerek KALİKATHAN'daki
kampımıza ulaşıyoruz. Gece kampta konaklıyoruz.
Taşıyıcılar, rehberler, aşçı derken bizim grubumuz kadar
kalabalık
bir ekip bize eşlik edecek. Bu kadar kişi bu araca nasıl
sığacağız
diye düşünürken kamp malzemelerinin ve ekibin yer alacağı
ikinci
otobüs de otelin bahçesine geliveriyor. Hedefimiz Annapurna
zirvelerinin ve Machapuchare’nin en güzel göründüğü bölgelerden biri
olan ve Mick Jagger, Prens Charles gibi ünlülerin de yürüyüş yaptığı
bu
nedenle adı Royal Trek olarak anılan parkur : Kalikathan
bölgesi.
Yaklaşık 20 dakikalık bir otobüs yolculuğundan sonra
pirinç tarlaları
arasındaki yola çıktığımızda karşımızda küçük
tepeler beliriyor.
Karşımızda görünen yaklaşık 1500 metre
yüksekliğindeki Kalikathan’a
araçla çıkacağımızı öğrenince
yürüyerek devam edip edemeyeceğimizi
soruyoruz; cevap olumlu.
Aracı terk edip pirinç tarlaları arasına
dalıyoruz. Önde Pasang
Şerpa, ardında bizler, en arkada diğer görevliler
önce tarlalar arasında
düz bir rotada ilerlerken yavaş yavaş yükselmeye
başlıyoruz.
Her çıktığımız yokuşun ardından bir yenisi geliyor, yavaş
yavaş
Pokhara altımızda kalmaya başlıyor. Makalu Adventure oldukça
organize çalışan bir firma. Mola verdiğimizde görevliler sıcak şekerli
ve limonlu su servisi yapıyor. Yürüyüş boyunca kaybettiğimiz
mineral
dengesini korumamızı sağlıyor bu içtiğimiz sıvı.
Ayaklarında yürüyüş
botları, üstlerinde trekking için özel kıyafetler
ile bizler yavaş yavaş
dilimiz dışarıda soluk almaya çalışırken
Şerpalar sırtlarında yükleri,
ayaklarında basit spor ayakkabıları ile
hızla yokuşları tüketiyorlar.
Tek tük evler arasından geçiyor, her
geçtiğimiz yerde bir kenarda oturan
ihtiyarlara, koşturan
çocuklara "namaste" (merhaba) diyoruz. Namaste
Nepal’de sihirli
bir kelime... Pek çok anlama geliyor. Merhaba, güle
güle, hoşçakal,
iyi günler... Ancak kelimenin sihri buradan gelmiyor.
Ne
zaman karşılaştığınız birine "namaste" diyecek olursanız, birden
yüzler
gülüyor, gözlerinizin içine bakarak, inanılmaz bir sıcaklıkla
size "namaste"
diye cevap veriyorlar. Herkesin kendi başına
yaşadığı, kimsenin en yakın
arkadaşının bile gözlerine bakmadığı
büyük şehirden gelen bizler için bu
sıcaklık, yürüdüğümüz
kilometrelere, tırmandığımız yokuşlara değecek bir
şey ... |

 |
06 Eylül 2010 Pazartesi ...
KALİKATHAN
- BEGNAS - POKHARA
Sabahtan
KALİKATHAN'daki kampımız çevresinde hafif yürüyüşler yapıyoruz. Bu
yürüyüşlerde Himalaya silsilesinin Annapurna I, II, III, IV,
Machapuchare, Lamjung, Dahulagiri ve diğer zirvelerini fotograflıyoruz.
Çevre köylerde pirinç rakısı "rakşi" evlerdeki yapımını izliyor,
Nepallilerin eğlencelerine katılıyoruz.
öğleden sonra Pokhara'ya
dönüyoruz.
Akşam Pokhara Boomerang Restaurant'tayız. Bir
yandan yemeklerimizi yerken bir yandan da Nepal ve Tibet danslarını
izliyoruz.
07 Eylül 2010 Salı ...
POKHARA - LUMBİNİ
Sabahtan Buddha'nın doğduğu yer olan Lumbini'ye doğru yola çıkıyoruz.
1997'de UNESCO Dünya Kültür Mirası
listesine dahil olan Lumbini'nin manastırlarla çevrili bölgesinde sadece
manastır ve tapınak inşa edilebiliyor, herhangi bir dükkan ya da otele
izin verilmiyor. Doğu ve Batı olarak ayrılan manastır bölgesinde doğuda
Theravadin Manastırları, batıda ise Mahayana ve Vajrayana Manastırları
yer alıyor. Lumbini'nin kutsal bölgesinde ise kutsal Bodhi Ağacı, Asokan
Sütunu ve Mayadevi Tapınağı bulunuyor. Bölgede sabahın erken
saatlerinden günün geç saatlerine dek bir çok ülkeden Budistlerin dua ve
meditasyonlarını görmek mümkün. Akşam Lumbini'de kalıyoruz.
08 Eylül 2010 Çarşamba ... LUMBİNİ -
CHITWAN MİLLİ PARKI
Kahvaltının ardından
Lumbini'den Nepal'in en etkileyici Milli Parkı olan Chitwan'a doğru yola
çıkıyoruz. Akşam Milli Park'ın içinde kalıyoruz.
Chitwan Milli Parkı, dağlar arasında ve nehir boyunca çok güzel
manzaralar eşliğinde ulaşılabilen bir koruma alanı. Bu görüntüler
arasında bulutların altında kaybolmuş zirveler, yamaçlarda teraslanmış
tarlalar, coşkun akarsular bulunuyor. İçinden geçen Nepal-Hindistan
devlet yolunun ve bölgenin eski sakinlerinin yaşadığı park içindeki
evlerin oluşturduğu yoğun trafik, koruma altındaki bir ulusal park
anlayışına pek uygun düşmüyor. Buna karşılık timsah, fil, gergedan,
Bengal Kaplanı, yaban domuzu, maymun gibi çok sayıda hayvan çeşidini
görmek, nehirde kano ile gezmek, ormanda yürüyüş yapmak veya fil safari
gibi etkinlikler tam adı ile Chitwan Kraliyet Milli Parkı’na çok sayıda
ziyaretçi çekiyor.
1973’te korumaya alınan, 1984’de Dünya Tabiat Tarihi
Koruma Listesi’ne giren 932 km2’lik alanda, Nepal’de tespit edilebilen
850 kuş türünün 550’den fazlası ayrıca içinden geçen Rapti nehrinden
120’den fazla balık çeşidi yaşıyor.
09 Eylül 2010 Perşembe ... CHITWAN MİLLİ PARKI
Gün boyunca
Chitwan Milli Parkı'ndayız. Doğa yürüyüşü, kuş gözlemi ve fil safari
gibi etkinliklerle günü tamamlayacağız. Akşam yine Milli Park'ın içinde
kalıyoruz. |

 |
10 Eylül 2010 Cuma ...
CHITWAN - KATHMANDU
Kahvaltının ardından Milli Park'ta son
saatlerimizi geçiriyoruz ve Kathmandu'ya doğru yola çıkıyoruz. Akşam
Kathmandu'dayız.
11 Eylül 2010 Cumartesi ...
KATHMANDU - DÖNÜŞ YOLCULUĞU
Bugün Kathmandu'da son günümüz. Sabah kahvaltıdan sonra son bir
selamlama ve son alışverişler için Kathmandu sokaklarındayız.
Saat 19:10 uçağı
ile Bahreyn / Manamah'a ulaşıyoruz. Gece otelde kalıyoruz.
12 Eylül 2010 Pazar
... BAHREYN - İSTANBUL
Saat 10:00 uçağı ile dönüşe başlıyor ve 14:00'te İstanbul'a ulaşıyoruz.
Genel bilgi;
Machapuchare’nin Peşinde Nepal seyahati temel olarak 2 bölümden oluşur.
İstanbul – Kathmandu arası uçakla kat edildikten sonra Kathmandu, Patan,
Bhaktapur şehilerinde tarihi yerler tapınaklar, meydanlar, anıtsal kent
dokusu gezilir. Günlük hayata tanık ve dahil olunur. Tüm bu geziler
sırasında mimari fotograf, portre fotografı ve sokak fotografçılığı
konularında çalışmalar yapılır. İkinci bölüm ise Kathmandu’dan uçakla
geçeceğimiz Pokhara’da başlar. Bu bölge Annapurna eteklerindeki pek çok
trekking rotasının başlangıç noktasıdır. 6993 metrelik Machapuchare’nin
2 günlük bir yürüyüş yapılır. Yürüyüş “soft trek” kategorisinde yer alan
kamplı bir programdır.
Bu yolculuklar;
Seyahat kültürü, doğa, tarih, kent ve fotograf gezileridir ve sınırlı
sayıda katılımcı ile gerçekleştirilir. Seyahatin belirli bir programı
vardır, ancak günlük yaşam katılımcıların desteği ile üretilir. Turistik
gezilerden farklı olarak gidilen bölgelerdeki tarihe, coğrafyaya,
kültüre ve günlük yaşama daha içerden tanık olma, dahil olma şansı
bulunur. Her katılımcı bir yandan da kendi yolculuğunu yapacak fırsatlar
bulur.
Katılımcı sayısının sınırlı tutulması sayesinde hareket kabiliyeti
artar, yolculuk esnasında pek çok sürprizi (düğün, festival vb.)
değerlendirme şansı olur. Ayrıca fotograf çalışmaları, video çekimi,
çeşitli röportajlar ve tanıklıklar için fırsat bulunur. Her seyahatte
geriye özlenecek bir şeyler bırakılır, her şey tüketilmez…
Yola bir kez çıkılmışsa eğer, maceralar, sözleşmelerin
bittiği yerde başlar.
|
FAZIL YILDIRIM'ın FAS FOTOGRAFLARI İÇİN
TIKLAYINIZ...
FAZIL
YILDIRIM'ın NEPAL FOTOGRAFLARI İÇİN TIKLAYINIZ ...
FAZIL YILDIRIM'ın İSTANBUL FOTOGRAFLARI İÇİN
TIKLAYINIZ ...
Fazıl YILDIRIM'ın FAS GÖSTERİSİ İÇİN
TIKLAYINIZ!
(Gösteri Facebook üzerinden izlenebilmektedir)
 |
FAZIL
H. YILDIRIM
1992 yılında tanıştığı İstanbul’la birlikte fotografa ilgi duymaya
başladı. İlk fotograf makinesini, bunun evde küçük bir kıyamete vesile
olacağından habersiz, ortaokul bursuyla aldı. Öğrenci bütçesini zorlayan
fotograf uğraşı, yıllar içinde ağır aksak ilerleyebildi. ODTÜ’de
başlayıp Marmara Üniversitesi'nde nihayete kavuşan üniversite eğitimiyle
makine mühendisliği unvanına hak kazanıp aile arzusunu yerine getirmiş
oldu. 2000’li yıllarla birlikte fotografla yoğun olarak ilgilenme
fırsatına kavuştu. Profesyonel iş yaşamının yanı sıra FOTOTREK FOTOGRAF
MERKEZİ kurslarına devam etti.
Yıllar içinde ilerleyen fotograf
çalışmaları sokak ve seyahat fotografçılığı alanında yoğunlaşmaya
başladı. Burası İstanbul, Buğ Gemileri, Gün Batımı Hikayeleri, adlı
İstanbul portfolyoları çeşitli yayın ve sitelerde yer aldı.
Gerçekleştirdiği, Suriye, Nepal, Fas, İspanya seyahatleri sonrasında
hazırladığı gösterilerle fotograf severlerle buluştu.
Fazıl Hüsnü
Yıldırım, İstanbul semtlerini kapsayan sokak fotografları proje
çalışmasına devam etmektedir. |
Cenk GENÇDİŞ'in KAPADOKYA FOTOGRAFLARI İÇİN
TIKLAYINIZ...
Cenk
GENÇDİŞ'in NEPAL FOTOGRAFLARI İÇİN TIKLAYINIZ...
Cenk GENÇDİŞ'in NEPAL GÖSTERİSİ İÇİN TIKLAYINIZ
!
(Gösteri Facebook üzerinden izlenebilmektedir)

Cenk GENÇDİŞ'in KAPADOKYA GÖSTERİSİ İÇİN
TIKLAYINIZ !
(Gösteri Facebook üzerinden izlenebilmektedir.)
 |
CENK GENÇDİŞ
Fotograf ve yazıları Negatif, Aktüel, Active, Fotoğraf, Doğa ve Gezi,
Outdoor, Gezi National Geographic Traveler, House Beautiful, Ulusoy
Travel, Time Out İstanbul, Caretta, Digital Photoline, Photoworld,
Jetlife, Food & Travel dergilerinde yayınlandı. Karma sergilere katıldı.
“Doğu’dan Portreler”, “Rafael : Matador”, "Kuşpazarı" ve “İnsan ve
Portre Fotografları” isimli dört kişisel sergisi bulunuyor. Bir çok ilde
çok çeşitli konu ve başlıklarda sayısız dia gösterileri yaptı. Çeşitli
yarışmalardan ödüller kazandı.
1998 ve 2000 yıllarında Karayolu ile Hindistan seyahatleri
gerçekleştirdi. 2000 yılındaki seyahati IVECO sponsorluğunda gerçekleşti
ve NTV’de yayınlanan belgesele konu oldu. Bu yolculuğu anlatan “Doğu’dan
Portreler” isimli fotograf sergisi İstanbul, Ankara (FSK), İzmir (İFOD),
Sinop (SİFAD), Çorum (Anadolu İletişim Meslek Lisesi) ve Kars’ta
(Anadolu Kültür Merkezi) açıldı.
1995 yılından bugüne 250’den fazla seminer grubunda eğitmenlik yaptı.
LEVIS, İstanbul Barosu, Koç Üniversitesi, International Women of
Istanbul, Yeni Yüksek Tepe Kültür Derneği, Galatasaray Lisesi, British
Petrol, Bahçeşehir Üniversitesi, Galatasaray Üniversitesi, Panasonic,
Otokoç, Vodafone, Turkcell, Abdi İbrahim İlaç gibi kurum ve kuruluşlarda
fotograf eğitmenliği ve danışmanlık yaptı.
Türkiye’nin büyük bir bölümü, İran, Pakistan, Hindistan, Nepal, Fransa,
İspanya ve Suriye'de fotograf çalışmaları yaptı. 2004 yılında Fransız
Sokağı’nın açılış etkinliklerinde Fransız Sokağı Hatırası isimli
serginin kuratörlüğünü yaptı.
FOTOTREK FOTOGRAF MERKEZİ’nin kurucusu ve idarecisidir. Mart 2009
tarihinde “İnsan ve Portre” : Pratik Fotograf Rehberi – 1 isimli kitabı
yayınlandı. |
|
|
|
|
|