Daha
İyi Portreler İçin 6 İpucu
İyi
portreler; pahalı ışıklandırma donanımlarına, kullanışsız
objektiflere ya da karmaşık pozlandırma tekniklerine gerek duymaz.
Gerçekten ihtiyacınız olan, orta boy bir tele veya zoom objektif ve
de birkaç yol gösterici...
1.Uygun
Objektifi Seçin
Portre
çekimi için en uygun objektif hangisidir? Zoom veya tek odak uzaklıklı
orta boy bir tele objektif. 35 mm objektiflerin odak uzaklığı 85 mm
ve 135 mm arasıdır. Daha geniş odak uzaklıkları (50 mm ve aşağısı),
yüz hatlarını abartılı gösterebilirler. Sonuç? Burun olduğundan
daha büyük görünür.

Daha
uzun objektiflerle, 85 mm’den 135 mm’ye (genelde portre objektifi
olarak tercih edilir.) perspektif sıkıştırılmıştır, böylece bütün
yüz hatları doğru orantılı gözükür. Daha uzun odak uzaklıkları
(200 mm ve üstü) yüzü yassılaştırır.Orta
boy tele objektifler : Başarı! Geniş açı objektifle çekilmiş
portreler,35 mm gibi,dar alanı genişletirler(üst), ve bazı yüz
hatlarını olduğundan daha uzun gösterirler. Odak uzaklığı daha
uzun olan, orta boy tele objektifler (105 mm, sağ) perspektifi (ve yüzü)
sıkılaştırır, ve daha doğal görünmelerini sağlar.
2.
Yaklaşın
Portre fotografçılarını yıldıran diğer bir engel ise
yeterince yaklaşmamalarıdır. Eğer fotografladığınız kişi çerçevenizde,
yüzü ve ifadeleri anlaşılmayacak kadar küçük kalıyorsa problem
vardır. Çözüm? Objeye yaklaşın. Yürüyerek yaklaşabilirsiniz
ya da mesafe varsa uzun odaklı objektif kullanabilirsiniz.

Yakınlık
güzeldir. Ünlü savaş fotografçısı Robert Capa’yı özetlersek;
fotografınız yeterince iyi değilse, yeterince yakın değilsinizdir.
Portreler için de bu kesinlikle doğrudur. 4-5 metre uzaktan çekilmiş
bir fotograf (solda) ne portre ne de genel görünümdür.
Konuya yaklaşırsanız (sağda),
fotografın portre olduğundan şüpheniz kalmaz, hem de başarılı
bir portre elde etmiş olursunuz. Sağdaki fotograf bir başka önemli
portre hatasına daha örnektir: ortalanmış yüz. Portrelerinizi kişinin
kafasını çerçevenin yarsının üstünde kalacak şekilde çekmeye
çalışın.
3.
Basit kıyafetler seçin

Karışık
desenli veya renkli giysiler, ilginizi konudan uzaklaştırmaktan başka
bir şey yapmaz. Düz desenli ve sade renkli şeyler giyin. Eğer kıyafet
seçiminde çaresiz kaldıysanız, giysinin fotograftaki etkisini
azaltmaya çalışın. Süslü ve dar kıyafetlerden sakının, ya da
ışığı kıyafeti gölgede bırakacak şekilde ayarlayın, böylece
kişinin yüzü ön plana çıkacaktır.
Karmaşık
giysiler dikkatinizi dağıtır. Parlak basit kıyafetler portrenize
canlılık katar. Renklere gelince, genellikle basit şeyler tercih
edin. Konunuzun doğal rengini tamamlayan giysiler seçin. Eğer mümkünse
fotografını çekeceğiniz kişiden kendisine en çok yakışan rengi
giymesini isteyin. Genelde herkes kendisine en çok yakışan rengi
bilir. Mavi veya ela gözlüler, gözlerini ön plana çıkaracak kıyafetleri
tercih ederlerse daha etkili olur.
4. Açık diyafram kullanın
Sakınılacak bir şey varsa o da kapalı diyafram kullanmaktır.
f/11 – f/32 aralığı açık havalarda manzara fotografı çekmek için
uygun olabilir; fakat portreler için bir problemdir. Kapalı
diyaframla çekilen fotograflarda arka fon net ve belirgindir, bu da
ön plandaki konuya olan ilgiyi azaltır. Geniş diyaframlar:
f/1.8’den f/4’e kadar, arka fonu flulaştırır, etkisini azaltır,
böylelikle kişi odağın merkezi olmuş olur. 2 modeliniz varsa ve
biri kameraya diğerinden daha uzaksa, o kişi fotografta bulanık çıkabilir.
Çözüm olarak fonu netlikten çıkarın ya da modelleriniz kameraya
eşit uzaklıkta olsun.

Fonu
değil konunuzu gösterin!
Duncan Ball’un soldaki portresinde (diyafram f/16), arka plan neresi
olduğunu anlayacağımız kadar net ve keskindir. F/2.8 ile çekilmiş
sağdaki portrede fon çok fazla fark edilmiyor. Dikkatler fotografçının
olmasını istediği yerde, konusunda, toplanmış. Peki flu fon her
zaman zorunlu mudur? Hayır, çevresel (enviromental) portre
isteyebilirsiniz. Bunun için fonu da net tutmak isteyeceksinizdir.
Karakterle ve konunuzla ilişkili bir fon seçerseniz daha başarılı
olacaktır.
5.
Dikey Kompozisyonlar Deneyin

Amatör
portre fotografçılarının çok sık yaptığı hatalardan biri de
portrelerini yatay çekme yatkınlıklarıdır. Bu, grup portresi çekerken
işe yarayabilir ama tek bir bireyle çalışıyorsanız makinenizi
dik tutmayı deneyin. Dik çerçeveleme özellikle solo çalışmalarda
başarılıdır, çünkü insan kafasının ve gövdesinin de kuzey/güney
yönlü duruşuna uygunluk gösterir. Dikey çalışmalar ayrıca çiftleri
fotograflarken de kullanılır, özellikle sarılmışlarken. Bu
romantik öneri çifti, gruptan çok bir bütün halinde göstereceğinden
daha başarılı olur.
Yataydan kaçının:
İnsan vücudu boyun, bel gibi ince bölgeleriyle daha estetik ve doğal
gözükür. Fotografını çektiğiniz tek bir kişiyse,dikey çerçevelemeler
size bu bölgeleri daha belirgin kılmanızı sağlar. Fotografınız
dengeli, kompozisyonunuz başarılı olur.
6.
Sert ışıktan kaçının
Portrelerinizi sabote etmenin en kolay yolu,kafanın üstünden gelen
direk güneş ışığıdır. Göz çukurlarında, burnun etrafında
ve çenenin altında gölgeler yaratacaktır. Profesyonel portreciler
‘yumuşak gölge’yi önerirler, örneğin: güneşli bir günde
bir ağacın altında yüzü çevreleyen ışık, gölgeleri doldurur
ve uygun bir ışık oluşturur.
Eğer
öğle vakti bir portre çekiyorsanız , konunuzun sırtını güneşe
vererek kendiniz kolaylıkla bir yumuşak gölge yaratabilirsiniz.
Teknik olarak ters ışık da denir. Ters ışık makinenizin ölçüm
sistemini yanıltabilir.

Dik
değil yumuşak ışık: Doğrudan güneş almış portreyi düzeltmek
için Duncan Ball öğle güneşinin etkisini,yarı şeffaf bir şemsiye
kullanarak yumuşatmıştır. Konunuzu arkadan aydınlatmak da keskin,
sert ışığın olumsuz etkisini azaltacaktır, ama konunuzun her
yerinde ışık olması, makinenizin pozometresini şaşırtacak ve az
pozlama yapmasına yol açacaktır. Bundan kaçınmak için yaklaşın
ve modelinizin yüzüne uygun değerleri seçin. Ya da makinenizde
varsa, direk modelin yüzünü baz almak için spotmetre kullanın.
Yazı ve fotograflar : Popular Photography Dergisi Mart 2000
sayısından alınmıştır.
Çeviri : Özge ÜNAL