FotoTrek Seminerleri            
             
FOTOTREK
FOTOGRAF MERKEZİ

İstiklal Caddesi
Mısır Apt. No : 311 K. 1 D.3
 Beyoğlu - İstanbul

0.212.251 90 14
0.212.245 78 57

fototrek@fototrek.com
 
 
 
 Fototrek E-posta Listesi
Listemize kaydolmak için e-posta adresinizi lütfen aşağıdaki boşluğa yazınız
 

 
 



























































 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 














 













 













 

 

 

 

UZUN MENZİLLİLER
Konunuzdan uzakta durmak, fotografçılığınıza gerçekten katkıda bulunabilir. Tele objektiflerin en belirgin özelliği konuyu büyütüp, böylece makinenin vizöründe çıplak gözle göründüğünden daha büyük görünmesini sağlamasıdır. Bunun doğrudan sonucu ise daha sınırlı görüntü ve gerçekte gördüğünüz pozun daha azının kaydedilmesidir. Bu etki, odak uzunluğu ile doğru orantılıdır -büyütmenin derecesini hesaplamanız için tek yapmanız gereken uzun odak uzunluğunu kısa odak uzunluğuna bölmek. Böylece, eğer 50 mm. standart bir objektifle fotograf  çekip sonra 300 mm.lik bir tele objektife geçerseniz daha uzun olan objektif, konunuzu altı kez büyütecektir. Teknik olarak, odak uzaklığı film çerçevesinin köşegeninden büyük olan herhangi bir objektif tele objektif kabul edilir. 35mm.liklerde bu, 43mm.’den uzun olanlar; 6x6’larda 85mm’nin üstü ve 6x7’liklerde 92mm. üstüdür. 50 mm. gerçekte 43mm.’ye en yakın olan temel objektiftir, bu yüzden yaygın olarak ‘standart’ objektif diye de bilinir. Tele objektiflerin konuyu çerçeveye daha büyük koyma becerisi, örneğin önemli bir spor olayı gibi kısıtlı erişimin söz konusu olduğu durumlarda fotograf çekmeyi mümkün kıldığından, birçok fotografçının tercih sebebini oluşturur. Ayrıca herhangi bir pozun bir kısmını ayrıştırıp yalın, kargaşasız resimler üretmek için de biçilmiş kaftandırlar. Ne var ki tele objektiflerde bunlardan fazlası da vardır ve genellikle bu daha az bilinen diğer özellikler aynı zamanda en kullanışlı olanlarıdır.


Güneşe karşı çekim yapıldığında patlama sorun olabilir. Odak uzunluğuna uyacak kadar derin bir objektif başlığı kullanın ve güneşi çerçevenin dışına almayı deneyin. Parlak ışığa rağmen fotografçı görece yavaş bir enstantane hızına ayarladı, bu yüzden konunun biraz hareketi söz konusu.

Makine: Olympus OM-4Ti, Objektif: 300mm, Film: Fuji 50

 







TELEOBJEKTİFLER

Özellikle f/2,8 veya f/4 gibi geniş diyafram aralıklarına ayarlandığında tele objektifler sınırlı bir alan derinliği verirler. Objektif uzadıkça, özdeş diyafram aralığı ve objektif-konu uzaklıklarında elde edilen alan derinliği azalır: f/5,6’ya ayarlanmış bir 400mm.’lik tele objektif, aynı diyafram açıklığına  ayarlanmış 85 mm.lik bir objektiften daha dar bir keskin odak alanı verecektir.
Bu etmen ‘diferansiyel’ ya da ‘seçici’ odaklama diye bilinen tekniğin doğmasına yol vermiştir. Söz konusu teknikte objektif geniş bir diyafram aralığına ayarlanır –genellikle en genişine- böylece ana odak noktasının haricinde çok az bir kısım keskin biçimde belirginleşir ve öndeki ve arkadaki her şey ayıt edilemez bir bulanıklığa indirgenir.
Fotografçılar seçici odaklamayı genellikle işlerinin bir parçası olarak yaygın biçimde kullanırlar. Portre, vahşi yaşam veya spor çekimleri yaparken arka alanı odağın dışına atıp ana konuyu belirginleştirerek güçlü bir üç boyutlu etki elde etmek sıkça uygulanır. Ancak bunu bir gelincik tarlasında tek bir gelincik çiçeğini ya da arkada batan güneşin aydınlattığı yeşil çayırlardaki bir atı resimlemek gibi daha yaratıcı şekillerde de kullanabilirsiniz.
Elbette alan derinliğiniz azaldığında, odaklarken göstermeniz gereken özen artar. 300mm’lik bir odak uzaklığıyla en büyük diyafram açıklığında “alan derinliği” birkaç santime kadar düşebilir. Daha küçük bir diyafram aralığı bile ancak bir, bir buçuk metre keskin odak verecektir. Hareketli konuların resimlenmesinde zamanlama da can alıcı hale gelir çünkü konunun o dar olan keskin odak alanına girip çıkması saniyenin kesirleri mertebesinde gerçekleşir.
Bu noktada ‘otomatik netleme’ (autofocus) yardım edebilir. Günümüzdeki AF  sistemlerinin inanılmaz derecede hızlı ve şaşmaz olmalarına rağmen yine de konunuzun hangi kısmına odaklanacağınız üzerine kafa yormanız gerekiyor. Örneğin bir portre fotografı çekecekseniz gözlere odaklanıp onların keskin biçimde belirginleşmesini sağlamanız  hayati önem taşır. Benzer şekilde, köşeyi dönen bir motosikleti fotograflıyorsanız sürücünün kaskının odakta olması, ön tekerin olmasından daha önemlidir.
“Tele objektiflerin bir diğer önemli özelliği, bir pozdaki öğelerin birbirine daha yakın görünmesini sağlar biçimde, görünür perspektifi sıkıştırma becerisidir.
Genellikle balyalama, perspektif yığılması veya kısaltma diye anılan bu olgu, bir pozdaki tekrarlanan şekillerin oluşturduğu örüntüleri vurgulamak için kullanılabilir. Buna kendiniz tanık olmak için, bir ev sırası veya ağaçlandırılmış bir cadde gibi benzer görünüşler içeren bir manzara bulun ve sonra bunu 200mm. veya 300mm.lik bir objektifle dar açıdan fotograflayın- bu görünüşlerin hep birlikte nasıl öbekleştiklerini açıkça göreceksiniz. Odak uzaklığı arttıkça sıkıştırma da artar, yani 500mm.lik bir objektif, 200mm’liğe göre daha belirgin bir etki verecektir.
Tele objektifler havai perspektifleri vurgular. Bu, dumanlı, puslu ya da sisli havalarda uzaklık mefhumundaki değişimlerle edindiğimiz derinlik duygusudur. Bunun en bariz olduğu yerler dağ sıralarının mukavva desenleri gibi göründüğü manzaralardır. Bir pozun uzak kısımlarını yakalamak için uzun objektif kullandığınızda, havai perspektif renklerin ve tonların uzaklıkla beraber daha açıklaşmasına yol açıp ince ayrıntıların elenmesini ve duygulu etkilerin oluşmasını sağlar.


Kısa bir teleobjektif portre çekimi için mükemmeldir. Elde edilen perspektif güzel gösteriyor ve geniş diyafram açıklığının kullanılması arka planı odağın dışına atıyor.

Makine: Contax RX, Objektif: 28-85mm zoom (tele ucunda) Film: Agfa Scala 200 siyah-beyaz slayt filmi.










Teleobjektif alırken göz önünde bulundurulması gereken önemli etmenlerden biri, objektifin en büyük diyafram açıklığının da bir ölçütü olan hızıdır: daha geniş diyafram aralığı, daha hızlı objektif demektir. İşin uzmanlarında, 300mm f/2.8, 80-200mm f/2.8 zoom ya da 400mm f/4 gibi, en büyük diyafram açıklığı odak uzaklıklarına göre geniş olan, hızlı teleobjektiflere doğru bir eğilim vardır. Odak uzunluğu denklemin önemli bir parçasıdır. Bir 300mm f/4 sıra dışı bir hızda olmayacaktır.
Daha hızlı lensler satın almanın temel getirisi, daha hızlı enstantane ayarlarına olanak tanıyacak olmasıdır. Uzman bir spor fotografçısı için bu, inanılmaz bir vuruş ile bulanık bir vuruş arasındaki fark anlamına gelebilir. Ayrıca daha hızlı objektifler, daha parlak bakaç görüntüsü verir ki bu da odaklama ve kompozisyona kolaylık sağlar.
Ne yazık ki fazladan hız size biraz tuzluya mal olacak. Örneğin ‘Sigma 300mm f/4 apokromatik’ 650₤’ye satılıyor ama yalnızca bir üst kademe olan 300mm f/2.8 edinmek için fazladan 2000₤’u gözden çıkarmalısınız.
Çuvallar dolusu paranız yoksa veya ille de piyasadakinin en iyisi olsun demiyorsanız, o zaman da makinenize ISO 100 yerine ISO 200 gibi daha hızlı bir film koyarak daha iyi bir konuma geçebilirsiniz .
Eski uzun odaklı objektiflerle karşılaştırıldığında, şimdiki teleobjektifler odak uzunluğu bakımından görece daha küçükler. Bunu da objektifin fiziksel uzunluğunu sabit tutan indirgenmiş arka odak ve iç odaklama gibi yeniliklere borçlular. Lafı açılmışken, elde resim çekilirken makinenin sarsılma olasılığı her dem mevcuttur.
Sarsıntılı resimleri önlemek için kullanmanız gereken en düşük enstantane hızı kabaca objektifin odak uzaklığına denk gelir- 200mm için 1/250 sn., 500mm için 1/500 sn ve böyle gider. Yüksek enstantane hızına ayarlamakta ısrarcıysanız, daha hızlı bir film koyun.

Uzun objektifler size, uzaktan başka türlü çekmenizin olanaklı olmayacağı fotografları çekme şansı verir. Hızlı enstantane ayarı (bunun gibi bir spor resmi için hayati) ve tekayaklar gibi makine destekçileri sarsıntılardan sakınmak için gereklidir.

Makine: Canon EOS-1, Objektif: 600mm f/4, Film: Kodachrome



Buradaki Sigma 300mm f/2.8 (sağda) gibi çok hızlı diyaframı olan tele objektiflerin aynı zamanda ön tarafları da büyük oluyor. Sigma 70-200mm f/28 (solda) gibi tele zoomlar ise daha küçük, daha ucuz ve daha çok amaçlı.




Başka bir seçenek de objektife destek koymanız, böylece daha yavaş enstantane kullanabilirsiniz. Bir duvarın tepesi ya da arabanızın açık penceresi gibi herhangi makul bir düz yüzey bu işi görmekle beraber, objektifi yastıklayacak alet çantası, katlanmış bir mont veya bir şilte gibi esnek yüzeylerin sabitliği arttıracağını söyleyebiliriz.
Göz hizasında yahut çömelerek çektiğiniz fotograflarda çokça destek sağlamanın yanı sıra konunuzu takip etmek ve ‘panning’ gibi teknikleri kullanırken gerek duyduğunuz hareket özgürlüğünü sağlamaları açısından tek ayaklar (monopod) uzun objektif fotografçılığında kullanışlıdır.
Gene de sabitlikte hiçbir şey bir üçayağı geçemez, tabi sağlam ve dayanıklı bir model olduğu sürece. Uzun objektiflerin birçoğunda üçayak soketi bulunur, böylece siz makineniz yerine objektifinizi üçayağa sabitleyebilirsiniz. Bu işlem daha dengeli bir kurulum içindir- makineyi üçayağa oturtmanız durumunda uzun bir objektif ön tarafı ağırlaştıracak ve haddinden fazla bir gerilim, takılı objektifin üzerinde toplanacaktır. Sonunda, makinenin sarsılmasına neden olan titreşimlerin olasılığı artacaktır.
Alacağınız tele objektifler, fotograflayacağınız konuya göre değişir. 85-200mm arası ortalama odak uzunlukları genel kullanım için idealdir ve her fotografçının ya 85mm, 135mm, 200mm den oluşan küçük bir asıl takımı ya da 70-210mm veya 80-200mm bir tele zoom edinmesi tavsiye edilebilir.
85-135mm arası daha kısa olan objektifler portre çekimi için uygundur, öyle ki perspektifin hafifçe daralması insan yüzünü daha güzel gösterir. Geniş diyafram aralıklarında alan derinliği epey büyüktür ve bu da arka alandaki rahatsız edici öğeleri odak dışına atmaya kolaylık sağlar.
Manzaradaki ilginç görüntüleri yalıtmak için 135-200mm muhteşem odak uzunluklarıdır. Mimari ayrıntıları ortaya çıkarabilir, utangaçları gayet güvenli bir mesafeden resimleyebilirsiniz. Başka bir deyişle,  bunlar günlük fotoğraf çekimleriniz için iyi odak uzunluklarıdır.

Tele objektifinizle çektiğiniz fotograflarda soyut görüntülerin peşine düşün. Uzun odak uzunluklu objektifleri kullanıp manzaradaki küçük kısımları yalıtarak bakanın ilgisini daha uzun süre tutan fotograflar çekin.

Makine: Canon EOS 100, Objektif: 28-70mm, Film: Fuji Velvia




Brixham, Devon hiç bu kadar düz ve sıkıştırılmış görünmemişti. Bu balyalama etkisi perspektif yığılması diye bilinir ve tele objektiflere ait bir olgudur. Daha güçlü objektif daha kuvvetli perspektif yığılması  demektir.

Makine: Nikon F90X, Objektif: 80-200mm f/2.8, Film: Fuji Velvia




Grand Canyon du Verdon’ da güneşin doğuşunu böyle duygulu yakalamak için Lee perspektif yığılması ve havai perspektifi kendi isteği doğrultusunda kullandı.

Makine: Nikon F90X, Objektif: 80-200mm f/2.8, Film: Fuji Velvia





Görüş açısı Üsteki üç fotograf,  değişik odak uzunluklarının etkisini göstermek amacıyla bir bahçede tamamen aynı noktadan f/8 diyafram aralığı kullanılarak çekildi

Perspektif değişimi Objektif değiştirdikçe görüntünüzün büyüklüğünü korumak, konunuza yaklaşmayı veya ondan uzaklaşmayı gerektirir. Bu perspektifin değişmesine yol açar ama konun büyüklüğü ve objektifin diyafram aralığı aynı kaldıkça alan derinliği de sabit kalır. Bütün resimler f/8’de çekildi.


Tele objektifi konuya yakın olarak kullanınca alan derinliği milimetrelerle ölçülür. bakan kişinin dikkatini ana konuya çekmek için "seçici netleme" tekniği kullanın. Bu fotografta çerçevenin en solundaki Nepal dua tekerleği.

Makine: Contax RX Objektif :70-210 mm (zoom 135 mm.'de) Film: Fuji Provia 100



Tele objektifler, samimi çekimlerde çok önemli olan,  rahat alan kullanımını sağlar.  Herkes bu tür çekimlerde geniş açı kullanacak kadar cesur değildir ve tele objektif  hayatınızı kolaylaştıracaktır. Eğer şüphe duyuyorsanız görüntüleyeceğiniz kişiye durumdan memnun olup olmadığını sorun.
 

Makine: Nikon F4 Objektif: 85 mm Film: Fuji Provia 100









TEKNİK: TELEKONVERTER Nedir?
- Telekonverterler (tele dönüştürücüler) objektifin merkeze olan uzaklığını arttırmak için objektif ve kamera gövdesi arasına yerleştirilen kullanışlı aksesuarlardır. Sahip olunan objektifin minimum netleme uzaklığı konverter olsa da sabit kalır. yani, 2x telekonverterli bir 200 mm objektif gerçek bir 400 mm.'den çok daha yakından netleme yapacaktır.
- İki ana tip vardır. 1,4x ve 2x. 1,4x telekonverter merkeze olan uzaklığı %40 arttırır. Örneğin; 200 mm bir objektifi 280 mm.'ye çevirir. 2x konverter ise 200 mm.'yi 400 mm.'ye çevirir.
- Telekonverterlerle ilgili en önemli çekince ışık kaynaklarıdır: 1,4x bir stop, 2x iki stop kayba sebep olur. Eğer geniş çapta maksimum diyafram değerlerine sahip hızlı bir objektifte  telekonverter kullanıyorsanız bu durum sizin için sorun yaratmaz. Ancak daha yavaş tele ve zoom objektiflerde daha hızlı film kullanarak telafi yoluna gidebilirsiniz. Tabi hareketi durduracak enstantane değerlerine gereksinim duyuyorsanız...
- Telekonverterler görüntü kalitesini kötü etkiler. Bu etkiyi en küçüğe indirmek için alabileceğinizin en iyisini alın ve kaliteyi dengede tutmak için f/8 ya da f/11'de kalın. Tabi ki bu diyafram değerleri daha da çok ışık kaybına neden olacaktır:ama iyi bir konverter ile görüntü kalitesindeki etki marjinal olur ve birçok profesyonel fotografçı konverterleri fotograflarını aydınlatmak için kullanır.
- Büyük kamera firmaları ve bağımsız objektif yapımcıları, bazıları yüksek mükemmeliyete sahip tele objektiflere uygun telekonverterler üretmektedir. Sigma'nın yeni 1,4x ve 2x modelleri, örneğin; yalnız birkaç düşük model objektifler uyumludur.  

100 mm. objektif iyi bir fotograf sağlar ama 200 mm objektif elde etmek için kullanılacak 2x telekonverter ile daha iyi bir kompozisyon elde edilir; sağdaki fotografta olduğu gibi...










Tamron 2x Telekonverter

TELE OBJEKTİFLER HAKKINDA HİÇ BİLMEDİĞİNİZ 10 ŞEY
1.
En güçlü tele objektife sahip olma yarışında zirveyi 2000 mm.'lik aynalı objektifleriyle Nikon ve Pentax paylaşır.
2.
Dünyanın en pahalı teleobjektifi; 89.999,99 Sterlin fiyatıyla Canon AF 1200mm. f/5,6'dır. Canon İngiltere bu objektiften bugüne kadar bir tane bile satamamıştır. Objektif aynı zamanda en güçlü AF objektiftir.
3.
Sigma'nın 135-400 mm. ve 170-500 mm. zoomları, alışılmadık şekilde, asferik ve apokromatik objektif teknolojilerini bir araya getirir.
4.  En güçlü tele zoom objektif Nikkor 1200-1700 mm. f/5,6-8'dir. Bu objektif aynı zamanda dünyanın en ağır tele zoomudur : tam 16 kg !
5.
Dünyanın en ağır 35 mm. formattaki tele objektifi 17,5 kg ile Nikkor 2000 mm.'dir. Pentax 67, orta format için tasarlanmış 800 mm. f/4 objektif 17,7 kg'lık ağırlığıyla Nikkor'un önüne geçer.
6. Yapımı esnasında Minolta AF 600 mm. f/4 objektifin ön kısmındaki öğeler, objektif üzerinde çalışılmaya başlamadan önce, iki haftalık bir sürede eriyik halinden azar azar soğumaya bırakılır.
7. Pentax dünyada var olan tek aynalı zoom objektifi yapmıştır: 400-600 mm. f/8-12
8. Sigma 350-1200 mm. objektif yapıyordu ve bu objektif uygun 490-1680 mm. konverteriyle birlikte geliyordu. Kuzey İrlanda ve İsrail'deki Golan Tepeleri'nde sorunlu zamanlarda gözetleme için kullanılıyordu.
9. Dünyanın en hızlı tele objektifi, imaj yoğunlaştırıcısı ve f/0,03'teki etkileyici hızıyla Contax 210mm. Night Mirotar'dır.
10. Canon'un 200 mm. f/1,8L'si dünyanın en hızlı 200 mm. tele objektifidir.


Tele objektiflerin neden olduğu perspektif yığılması  çarpıcı örüntü resimleri üretebilir. Bu resimdeki dikey öğelerin ne kadar düz olduğuna dikkat edin, çok hafif bir yakınsama söz konusu.

Makine: Nikon F4, Objektif: 300mm Film: Fuji Velvia


Tele objektif zoomları, bakıcının dikkatini kaydıran ayrıntıları en aza indirecek şekilde bir konuyu sıkıca içermenize olanak tanır. İyi kompozisyonu çok daha kolay hale getirirler.

Makine: Contax RX, Objektif: 210’a ayarlanmış 70-210mm, Film: Fuji Provia 100        

Tele zoomların çoğu, fazladan çekim gücüne ihtiyacı olanlar için işe yarar bir odak uzaklığı olan 300mm’ye kadar çıkar. Bu nokta ayrıca, konunun makineden genelde epey uzakta olduğu spor veya vahşi yaşam fotoğrafçılığı için de bir başlangıç noktasıdır.
300 mm’nin ötesinde ise uzmanların alanındasınız demektir. 500 mm ya da 600 mm bir objektif takılıyken vizörden bakmak son derece şaşırtıcı bir deneyimdir. Aniden çıplak göze görünmeyen uzak ayrıntıları yakalayabilirsiniz. Ciddi spor ve doğa fotografçılığı için olmazsa olmazdırlar. Pist yarışlarında tribünlerden çekim yaparken, çerçeveyi dolduran resimler çekebilmek için yine de bir 600 mm’ye ihtiyacınız olacak ve yine bu kadar güçlü bir objektifle bile vahşi yaşama ne kadar yaklaşmanız gerektiği sizi şaşırtacak.

Bağımsız üreticiler gayet makul fiyatlara 40 0mm ve 500 mm objektifler üretiyorlar, yine de siz, gerçekten ihtiyacınız olmadığı sürece, paranız cebinizden çıkmadan uzunca ve iyice düşünün. Teoride harikalar, ne var ki takım çantanızı hafifletmek istediğinizde savacağınız ilk şey olma olasılıkları da mevcut.
Daha kısa bir objektife oturtulmuş bir telekonverter (tele dönüştürücü) daha ucuz bir seçenek. Ya da yeni tasarımları sayesinde eşdeğer güçteki diğer teleobjektiflerden daha hafif ve daha küçük olan ayna objektifleri deneyebilirsiniz.

Artık teleobjektiflerin fotografçılığınız için neden harika olduğunu biliyorsunuz. Henüz bir tane edinmediyseniz şimdi sırasıdır. Eğer zaten varsa çıkın dışarı ve deneyin bütün teknikleri.

Yazı ve Fotograflar: Practical Photography
Çeviren:
Önder Emre ARIKAN

 
   

biz kimiz - seminerler - geziler - etkinlikler - atölyeler - galeri - linkler

Bütün hakları saklıdır. Copyright 2002 - FOTOTREK

Tasarım ve Uygulama -  Fikirkutusu.com