FOTOTREK
FOTOGRAF
MERKEZİ |
İstiklal Caddesi
Mısır Apt. No : 311 K. 1 D.3
Beyoğlu - İstanbul |
|
0.212.251 90 14 0.212.245 78 57 |
|
fototrek@fototrek.com |
| |
| |
|
|
| |
| |
|
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| |
Burada göreceğiniz fotografların bütün hakları fotografçıya ait olup,
izinsiz kullanılmaması rica olunur.
Çalışmaların
izinsiz olarak kullanılması durumunda 5846 sayılı Fikir ve
Sanat Eserleri Kanunu’na dayanarak, hukuki yola başvuracağımızı
hatırlatırız.
|
|
1856 yılından beri sure gelen at
yarışların Türkiye’deki en eski ve en büyük merkezi Veliefendi
Hipodromu’dur. At yarışları her ülkede olduğu gibi Türkiye’de de büyük
ilgi görür. Genci yaşlısı erkeği bayanı 7 den 70 e herkes, Pazar
günleri saat 15:00 da hipodromlarda buluşuyor, hep bir ağızdan kimi
zaman “yürü be oğlum, hadi kızım, koş kızım, işte böyle!..” diye
sevinç çığlıkları atıp, kimi zaman da“koşsana be oğlum, koş diyorum!
Hadi yürümesene! Gitti paralar!..“ diye bağırıp hüsranla evlerine
dönüyorlar.
Seyirciler önce atların görücüye çıktıkları “padok” a gelip para
yatırdıkları atları yakından görüyorlar sonra da hipodroma koşturup
pistte onlara destek veriyorlar. Fakat kimse atların yarışlar dışında
neler yaptıklarını, nasıl yaşadıklarını görmüyor. At sahiplerinden
jokeylere son taktikler padokta, jokeyler atlara binmeden veriliyor.
Bunların yanı sıra, hipodromda yasayanlar da var; atların bakıcıları,
seyisler. Atların nallarını değiştirmekten terlerini kurutmaya, onları
yıkamaya, ahırların temizliğine kadar atların en ufak detaylarıyla
ilgilenen, atların belki de en yakın arkadaşları.
Veliefendi’de sabah 04:00 da başlıyor. Atlar hava ısınmaya başlamadan
antrenmana çıkıyorlar. Gerek kum pistte gerek çim pistte
antrenmanlarını tamamlayıp, 07:00 civarında yıkanmaya, temizlenmeye,
yemek yemeye ahırlarına dönüyorlar. Seyisleri onları çocukları gibi
besliyor, terlerini kurutuyor, tırnaklarını törpüleyip nallarını
değiştiriyor, oyunlar oynuyorlar.
Pazar günü yarış sonrasında fark ediyorsunuz ki Veliefendi Hipodromu
insanların ailecek gelip hem eğlenip piknik yaptıkları, hem
tribünlerde deşarj oldukları, bazen para kazanıp bazen kaybettikleri
ama sonunda hiç pes etmeyip ertesi pazar yine koşarak geldikleri çok
hoş bir atmosfer...
Yazı ve fotograflar : Pelin
ÇELEBİCAN
|
|
|


Antrenmanda taktikler verilmeye başlanıyor...
Yorucu bir antrenman sonunda soğuk bir duş.. En çok özen
nallara..

Önce yıkanıyorlar..
Ardından
törpüleme..

En son da fırçalama ve
kurulama...
Belki de en yakın arkadaşları onlar...

Çok duygusal ve sıcak
kanlı hayvanlar, özellikle
Veliefendi’nin en küçük üyesi…
çocuklarla
iletişimleri çok farklı...

Iyi bir antrenmanın
ödülü, biraz sevgi, biraz kesmeşeker.. Hipodromda
sanıldığınınaksine bayan koşucular da var.

Şapkası, eldiveni,
kırbacıyla Jokeyler de antrenmana .Bayan koşucular da
oldukça iddialı..
hazırlanıyorlar.

7 numaralı atın eyer
takımı..
Eyerleme... yarış öncesi atın kostümü giydiriliyor.

Eyerlemede yarıştan
önce son kontroller...
Yarıştan önce
at sahibinden jokeye son taktikler…

Padokta seyircisinin
önünden gecen “görücüye
Her şey bu kupona bağlı..
çıkmış” at..

Iki yarış arasında
kuponları kime yatırsak diye
Parayı yatırmadan önce son kez bültene bakmakta yarar var.
derslerini çalışan fanatikler..
Belki de şanslı talihliler onlardır.

Gişeler.. kuponların
paraya dönüştüğü küçük odalar. Acaba doğru bir karar mı
vermiş?
Seyirciler o kadar
heyecanlılar ki, neredeyse kendilerini pistte atların üzerlerinde
bulacaklar.
Yazı ve fotograflar : Pelin
ÇELEBİCAN |
|
|
|
|
|
|