| |
Burada göreceğiniz fotografların bütün hakları fotografçıya ait olup,
izinsiz kullanılmaması rica olunur.
Çalışmaların
izinsiz olarak kullanılması durumunda 5846 sayılı Fikir ve
Sanat Eserleri Kanunu’na dayanarak, hukuki yola başvuracağımızı
hatırlatırız.
|
|
VELİEFENDİ
HİPODROMU
Daha önce "Adalarda Ulaşımı Sağlayan" şeklinde aklıma gelen atların,
bir başka kitle için heyecanın ve hatta bir kazancın vesilesi olduğunu
Veliefendi Hipodromunda öğrendim. Bu heyecan yarışlardan önce yapılan
antrenmanlarda başlayıp, son yarışın bitişine kadar devam ediyor.
Eğer Veliefendi Hipodromuna ilk kez gidiyorsanız giriş kapısının
önünde bulunan at heykeli sayesinde doğru yerde olduğunuzu
anlıyorsunuz. Kapının karşısında bulunan bina tribünler... Bu
binaların alt katı ve açık alanların bilumum yerinde yiyecek, içecek
alabileceğiniz büfeler, bahis kuponlarını yatırabileceğiniz gişeler,
yarışları tekrar izleyebilmeniz için dev ekranlar, her ata oynanan
bahisleri (-ki atın kazandıracağı ikramiyeyi belirlediği için takip
etmek önemli) görebileceğiniz televizyonlar, yarış ve atlar hakkında
bilgi veren bültenleri alabileceğiniz masalar mevcut. Binaların
önünden sola doğru ilerlerseniz padok, ahırlar, soyunma odaları, tartı
odası, sağlık merkezi, doping kontrol odası ve bunların arkasında da
eyerleme alanı bulunmakta. Padok, yarıştan önce atların bahisçiler
karşısına çıktıkları alan. At sahibi, jokey ve antrenörün son
konuşmaları yaptıkları yer de burası. Ahırlar bölgesi atların ve
bakıcılarının yaşadıkları ayrı bir kent havasında. Tartı odası
jokeylerin tartıldıkları ve kilosu eksik gelenlere ne kadar ağırlık
verileceğine hakemler tarafından karar verilen bir oda. Doping kontrol
odası ve tartı odası katı kuralları olan bölümler. Eyerleme sahası,
yarışacak atların ahırdan çıktıktan sonra hem ısınma turları attıkları
ve eğerlerinin antrenörler tarafından kuşatıldıkları bölüm. Burada
hazırlanan atlar, padokta jokeyler ve bahisçilerle buluşmaya
götürülüyor bakıcıları tarafından.
Girişte bulunan binaların sağ tarafında ise piknik alanı ve Apranti
Eğitim Merkezi bulunmakta. Piknik alanı, hem bahis oynamak için gelen
meraklıların ailelerine, hem de çevre halkına evden getirdikleri
yiyecekleri ağaçlar altında yeme fırsatı sunuyor. Çocuklar da
düşünülmüş ve rahatça oyunlar oynayabilecekleri bir oyun sahası
yapılmış. Ayrıca midillilere binebilecekleri küçük bir alan da
bulunmakta. Hem geleceğin bahisçileri de burada yetişmektedir belki
de. Apranti Eğitim Merkezi, jokey yetiştiren bir okul. Buradan mezun
olan bir apranti yüz yarış sonra jokey olma hakkını kazanıyor.
Yarışların başlayacağını padok alanına doğru ilerleyen kalabalıktan
anlayabiliyorsunuz. Üzerine oyun oynadıkları atı burada yakından
görebiliyor bahisçiler. Yaklaşık on dakika sonra zil çalınıyor ve
jokeyler atlarına binerek picor eşliğinde starting boxa gidiyorlar.
Picor kırmızı kıyafeti ile jokeylerden hemen ayırt edilebiliyor.
Görevi yarış atlarını piste çıkartmak. Starting box, her at için ayrı
ayrı bölümleri olan, yarışın mesafesine göre yer değiştirebilen ve her
bölümün önündeki kapının aynı anda açıldığı bir araç. Box a girmekte
zorluk çıkaran atlara gözlük takılıyor. Tüm bu hazırlıklar bittikten
sonra yarışın başlaması için beklenen tek şey zil sesidir artık. Zil
sesi ile birlikte tribünlerde hareketlenmeye başlıyor. Özellikle son
dört yüz metre virajından sonra kollarda eşlik ediyor hareketlere.
Tribünlerden yükselen "yürü be kızım, kop da gel" temennileri! bir
anda bu heyecanlı atmosfere sokuveriyor sizi. Finiş anından sonra her
şey tekrar eskisi gibi. Ancak sadece yarım saat. Çünkü her yarım
saatte bir yarış koşuluyor. Toplam sekiz yarış... Her bir yarış için
yada birkaç yarış için oynayabileceğiniz çeşitli kombinasyonlar var.
Ganyan, yedili plase, ikili, sıralı ikili, sıralı üçlü, tabela, çifte,
üçlü, dörtlü, beşli, altılı bahislerden birini yada birkaçını
oynayabilirsiniz.
Son yarışlarda kalabalık azalmaya başlıyor. Bahisleri yatanlar ya
evine dönüyor (tüm parasını bahislerde kaybettiği için) yada piknik
alanında piknik yapan ailesinin yanına gidiyor son dolmalara yetişmek
için. Hem yeni yarış günü için ders çalışma vakti de gelmiştir
zaten...
Yazı ve fotograflar :
Timuçin SEMAYİŞ
|
|
|

Yeni yarışmaya başlayan atların starting box'a
alışmaları bazen zahmetli olabiliyor.

Bir western filminin setinde sanabilirsiniz
İş bölümünde bulaşık yıkamak gibi küçük işler genellikle
kendinizi. Burada herkes "yalnız kovboy"
aprantilere düşüyor.

Ağır kum pistte yapılacak
antrenmandan önce
Yarış atları ısınma turlarından sonra jokeyleri ile buluşuyor.
atlar seyisler tarafından ısınma turları atıyor.

Aprantiler antrenmanlara çıkarak hem piste ve
Ağır kum pist hipodromun ortasında yer alıyor ve
atlara alışıyor hem de tecrübelerden istifade
1720 metre uzunluğunda. Buradaki performans
fırsatı buluyor.
yarış günü bahisçiler için önemli.

Güneşin tepeye yükselmesiyle
antrenmanlar
Yorgun jokeyler ahırların hemen üstünde bulunan odalarında
bitiyor ve herkes yorgun.
dinlenme fırsatı buluyor.

Aprantiler at anatomisi, bakımı gibi teorik
Mekanik at jokey adaylarının at üzerinde duruşlarını
derslerini sınıflarda alıyorlar.
kontrol imkanı sunuyor. Önüne ve yanına yerleştirilen
aynalarda kendi duruşlarını izleyebiliyorlar.

İş aşkı bu olsa gerek.
Yarış günü atların ahırdan çıktıktan sonra ilk durağı
eyerleme alanı.

Padok alanı eyerlenen ve doping kontrolleri
Padok alanı bahisçileri içinde önemli. Üzerine oyun oynadıkları
tamamlanan atların jokey ve sahipleriyle buluştukları
atları en yakından görebildikleri yer burası. Atların görücüye
alan. Buradan sonraki durak yarış pisti...
çıktıkları yer bir nevi.

Yarışlardan önce bahis oynayan meraklıların
Bazen fikir (tüyo) alışverişi işe yarayabilir.
derslerine iyi çalışmaları gerekiyor.

"Yürü be kızım, kop da gel ! "
Kazanmak da var kaybetmek de...

Yarış zili çalındıktan sonra yarışın son dört yüz
Pistte izlediğiniz koşuları dilerseniz hipodrom alanında birçok
metresine kadar
tribünler gayet sakin.
yere yerleştirilmiş dev ekranlardan tekrar izleyebilirsiniz.

Atlar son metrelerde ataklar
yapmaya başlıyor,
Burun farkı bu olsa gerek...
tribünlerde iyice hareketleniyor bu sırada...

Artık son yarışlar da bitmiş ve yatan kuponları
temizleme işi görevlilere kalmıştır.
Yazı ve fotograflar :
Timuçin SEMAYİŞ |