Home > Blog > Balık Gözü Objektif Kullanımı: Yeni Delhi – Cuma Camii

Balık Gözü Objektif Kullanımı: Yeni Delhi – Cuma Camii

Dar Mekânlarda Geniş Görüş Açısı

Balık gözü objektifler, sahip oldukları abartılı geniş açı sayesinde özellikle dar iç mekânlarda tüm ortamı tek karede kadraja sığdırma konusunda büyük avantaj sağlar. Ancak bu objektiflerin sunduğu geniş görüş açısıyla birlikte ortaya çıkan yoğun deformasyon, mutlaka kontrol edilmesi gereken önemli bir etkidir. Balık gözü objektif kullanımında temel mesele, bu bozulmayı bastırmak değil; bilinçli bir kompozisyon unsuru haline getirebilmektir.

Yeni Delhi ve Cuma Camii

Hindistan’ın başkenti Delhi’nin eski şehir bölgesi, bir döneme damga vurmuş Moğol İmparatorluğu’nun izlerini hâlâ taşır. Bu dönemin en önemli yapılarından biri, aynı zamanda dünyanın en büyük camilerinden biri olan Cuma Camii (Jama Masjid)’dir. Yaklaşık 20 bin kişinin aynı anda ibadet edebildiği bu yapı, klasik anlamda kapalı bir iç mekâna sahip değildir. Büyük cemaat, caminin geniş avlusunda toplanır.

Caminin “iç mekân” olarak tanımlanabilecek ana bölümü ise, bir yanı tamamen açık olan ve görece küçük sayılabilecek bir alandır. Ancak bu açık yapı, içeri süzülen doğal ışık sayesinde etkileyici fotoğraf çalışmaları için önemli bir potansiyel sunar.

İnsan ve Mekân İlişkisi

Bu küçük bölümde ibadet eden ya da dinlenen insanlarla kurulacak iletişim, güçlü insan ve portre fotoğrafları üretme imkânı sağlar. Bu fotoğrafı çekerken amacım, yalnızca kişiyi değil; içinde bulunduğu mekânı da anlatabilmekti. Bunun için, yakın mesafeden tüm sahneyi görebilecek çok geniş açılı bir objektife ihtiyaç duydum.

Deformasyonu Kompozisyona Dâhil Etmek

Balık gözü objektif, gerekli görüş açısını sağlarken dikey çizgileri merkeze doğru yay gibi büken belirgin bir deformasyon etkisi oluşturuyordu. Bu bozulmayı rastgele bırakmak yerine, kadrajın sağ tarafında oturan kişiyi çevreleyen bir çerçeve etkisi yaratacak bir noktaya geçtim.

Aynı zamanda, oluşan deformasyonun fotoğrafın ana karakterini rahatsız edici biçimde etkilememesi gerekiyordu. Bunun çözümü, kompozisyonu oluştururken kişiyi Altın Oran (Altın Kesim) olarak adlandırılan noktaya yerleştirmekti. Böylece kadrajın kenar ve köşelerinde oluşan aşırı deformasyondan uzak durarak, görsel dengeyi korudum.

İzleyici ile Göz Teması Kurmak

Fotoğrafın izleyiciyi içinde tutabilmesi için, çekim anında fotoğrafını çektiğim kişiden objektife doğru bakmasını rica ettim. Bu sayede izleyici, fotoğrafın içindeki kişiyle göz göze gelerek güçlü bir iletişim ve bağ kurma şansı yakaladı.

Sonuç: Balık Gözü ile Hikâye Anlatmak

Balık gözü objektifler, doğru kullanıldığında yalnızca mekânı göstermekle kalmaz; insan, ışık ve kompozisyonu bir araya getirerek hikâye anlatan güçlü kareler üretmemizi sağlar. Önemli olan, deformasyonu bir hata olarak görmek yerine, anlatımın bir parçası haline getirebilmektir.

Balık gözü objektiflerle çekim yaparken vizörden ya da LCD ekrandan oluşan deformasyonu sürekli olarak kontrol etmek ve çekim noktasına, yüksekliğe, bakış açısına dikkatle karar vermek gerekir.  


Eğer siz de ışığın büyüsünü keşfetmek ve daha etkileyici fotoğraflar üretmek istiyorsanız, atölye ve fotoğraf projelerimize katılarak bu deneyimi bir adım öteye taşıyabilirsiniz.

Fotoğraf Atölyelerimizi incelemek için tıklayın…

Fotoğraf Projelerimizi incelemek için tıklayın…