Home > Atölye Galerileri > Neşe GÖL – Moğolistan Steplerinde Yaşamak

Neşe GÖL – Moğolistan Steplerinde Yaşamak

Moğolistan’da, uzak ve zorlu bir coğrafyada, halkın hala büyük çoğunluğu bozkırlarda ve Ger adını verdikleri çadırlarda yaşıyor. Ülkenin farklı şehirlerinde yolculuk sırasında yaşam alanı olarak kurulmuş Ger’leri görmek olası. Hatta turistler için de konaklama kampları ger olarak kurulmuş. Kapıları, daha ılık bir koşul olduğu için, her zaman güneye bakan bu Gerlerin içine girildiğinde sol tarafa evin erkek bireyinin kullandığı silah, bıçak gibi, sağ tarafa da kadın bireyin kullandığı mutfak eşyalarının yerleştirildiği geleneksel bir yaşam tarzı var. Ortada kurulu alanda sürekli yanan bir ateş var ve geçmişten getirdikleri alışkanlıklarla bu alan onlar için kutsal. Evin yemeğini pişirmek, ortamı ısıtmak için hep bu ateş kullanılıyor. Ateşe kirli hiçbir şeyin atılmaması önemli. Öyle ki dışarda topladıkları hayvan dışkılarını toplamanın da özel bir yöntemi var, böylece kutsal saydıkları ateşi kirletmiyorlar.

Aile olarak 3-4 ger yan yana kuruluyor bunlardan bir tanesi ailenin en yaşlı büyükleri için ayrılmış durumda, diğer bir tanesi de daha çok mutfak işlevi görüyor. Ülke ekonomisi adına Nomad dedikleri göçebe halk oldukça fazla öneme sahip. Onların at, koyun, keçi ve deve gibi hayvanlarla birlikte sıklıkla göç ederek zorlu koşullarda yaşayıp, ürettikleri değeri, kentlerde yaşayan akrabaları da takdir ve minnetle karşılıyor. Bu koşullarda yaşarken bir yandan sade bir yaşam, bir yandan da doğa ile iç içe yaşamalarının bağları gözle görülür düzeyde.

Bir Nomad ailesine konuk olduğunuzda alıştığınızdan farklı bir tempoda akan zamanı gözlemekte mümkün. Bir yandan tüm aile bireyleri iş bölüşümü yapmış durumda. Çocukluktan itibaren at onların yaşamında çok önemli. Ailenin at yetiştiriciliği yapması, geleneklerinin, kültürlerinin temelinde yer etmiş durumda. Ulaşım amacı ile kullandıkları kadar, beslenmeleri açısından da hayatlarının merkezinde yer alıyor. “Ruhunuz yoksa atınız koşmaz” Moğol atasözü ve gerçekten gayet net olarak bu bağ görülüyor. Sabah erken saatlerde atların beslenmesi tamamlandığı anda sütü sağılıyor, evin annesi sütü sağdıktan sonra evin en küçük çocuğu dahil bu sütün gere götürülmesi, pişirilmesinde görev alıyor, hem kendi beslenmeleri hem de konuklarına sundukları bir besin at sütü.

Develer ulaşımları için en çok destek aldıkları hayvanları, bu nedenle sağlıklı bakımlılar. Bir devenin sırtına yükledikleri Ger’in sökülmüş parçalarını başak bir hayvanın taşıyamayacağını söylüyorlar. Develer uzun süre bu yükle yürüme gücüne sahip hayvanlar. Günün her saatinde ailenin belirli işleri var. Konakladıkları yer sürekli olmasa da, yeni bir alana gidip yerleşmeleri de kolay değil. Başka bir yere göç edileceği zaman, gidilecek bölgenin seçimi önemli. Bir yandan hayvanların işleri, bir yandan hazırlanması gereken yiyecekler, bir yandan yünlerin havalandırılması gibi işler var.

Kartal eğitimleri evin büyükleri tarafından yapılan bir iş ancak evin gençlerinin de kendilerine ait, eğitimi ile uğraştıkları kartalları var. Kartalların eğitimi 2-3 yıl sürebiliyor, eğitimin içeriğinde kartalın onlar için belli başlı hayvanları avlaması da var.  Böylece ülke ekonomisi için önemli olan kürkler kartalların yardımı ile toplanıyor.

Gün boyu yapılması gereken işleri bitirdiklerinde aile bireyleri hep birlikte otururken “geniz müziği” dedikleri bir müzik yaparak vakit geçiriyorlar. Bu müziği yaparken kullandıkları müzik gereçleri de alıştıklarımızdan farklı, kendilerinin sahip oldukları hayvanlardan çıkan materyallerle yapılmış. Hava koşulları uygun olduğunda dışarıda birlikte zarla oynadıkları bir oyunları var, ayrıca evin gençleri güreş tutarak hem kendi gelişimleri hem aile bireylerinin eğlenmeleri için olanak sağlıyor. Issızlık veya sonsuzluk veya doğanın tüm gücü ile sizi sarmaladığı bir ülke Moğolistan.