Fotoğraf yalnızca gördüğümüzü kaydetmez; yaşananı anlamaya, yorumlamaya ve başkalarına aktarmaya da aracılık eder. Belgesel fotoğrafin en önemli anlatım yöntemlerinden biri olan foto-röportaj ise, insanı ilgilendiren olayları, mekânları ve yaşamları bir dizi fotoğraf aracılığıyla görsel bir hikâyeye dönüştürür. Burada amaç, birbirini takip eden çok sayıda fotoğraf üretmek değil; olayın bilgisini, atmosferini ve duygusunu en doğru karelerle izleyiciye aktarabilmektir.
Fotoğraflarla hikâye anlatmak, kelimelerle yazı yazmaya benzer. Her kare bir cümle, her bölüm bir paragraf, bütün fotoğraflar ise tek bir anlatının parçalarıdır. Anlam, yalnızca tek tek fotoğraflarda değil; onların birbirleriyle kurdukları ilişkide ortaya çıkar. İşte bu nedenle foto-röportaj, fotoğrafçının hem gözünü hem de düşünme biçimini geliştiren en önemli çalışma alanlarından biridir.
Elinizdeki albüm, bu anlayışla gerçekleştirilen Veliefendi Hipodromu Foto-Röportaj Atölyesinin ürünüdür. Sekiz fotoğrafçının teorik derslerde edindikleri bilgi ve yaklaşımları, üç aynı çekim gününde sahaya taşıyarak oluşturdukları çalışmalar arasından seçilen fotoğraflardan meydana gelmiştir. Hipodromun temposunu, yarış hazırlıklarını, emek veren insanları, atlarla kurulan bağı ve yarış gününün atmosferini belgeleyen bu kareler, Veliefendi’nin yalnızca görünen yüzünü değil, perde arkasındaki yaşamı da görünür kılmayı amaçlamaktadır.
Bu çalışmanın gerçekleşmesine değerli katkılarıyla olanak sağlayan Türkiye Jokey Kulübü’ne ve çekim süreci boyunca bizlere gösterdikleri ilgi, destek ve kolaylık için Türkiye Jokey Kulübü Basın Bölümü’ne içten teşekkür ederiz. Sağladıkları erişim ve iş birliği sayesinde, fotoğrafçılar hipodromun gündelik yaşamına yakından tanıklık etme ve bu özgün dünyayı görsel bir hikâyeye dönüştürme fırsatı bulmuştur.
Dileriz bu albümde yer alan fotoğraflar, sizleri yalnızca bir yarış ortamına değil; büyük bir emeğin, disiplinin, tutkunun ve görünmeyen ayrıntıların dünyasına da davet eder.
Cenk GENÇDİŞ













